SEO-Phantom-update-4-searchmetrics

 

Google mühendisleri kullanıcı deneyimini ve Web kalitesini artırmayı hedefleyen güncellemeleri düzenli olarak hayata geçiriyorlar. Daha önce Phantom Update olarak duyurulan kalite güncellemesinin dördüncü versiyonu geçtiğimiz haftalarda devreye girdi. SEO yazılımları arasında ciddi veri işleme yeteneğine sahip olan SearchMetrics tarafından tespit edilen verilerle birlikte bu önemli algoritma güncellemesinin detaylarını sizler için inceledik.

Phantom algoritmasının temelinde içerik kalitesi ve kullanıcı deneyimi yer alıyor. Algoritma özellikle organik arama yaparak bir Web sayfasına gelen kullanıcının hareketlerini ve site içi elementlerin (404 sayfası, reklam yerleşimi, içerik düzeyi vb.) nasıl kullanıldığını inceleyerek sayfa kalitesini ölçmeyi amaçlıyor. Algoritmanın henüz test aşamasında olduğunu ve / veya henüz Türkiye’de tam anlamıyla uygulamaya konmadığını düşünmekteyiz. Aslına bakarsanız bu durum gerekli önlemleri almak ve güncellemenin ağırlık vereceği konularda iyileştirme yapmak adına fayda sağlayabilir. Çoğunlukla büyük etkisi olabilecek yapısal güncellemeleri önceden duyuran Google, belki de yakın zamanda Phantom algoritma güncellemesiyle ilgili duyuruyu yapabilir. Ancak herhangi bir duyuru gelmeden önce bu gelişmeden haberdar olmak bile içimizi rahatlatabilir.

Phantom 4 İle İlgili İzlenimler

Öncelikle her şeyin içerikle ilgili olduğunu her zaman söylüyoruz, bir Web sitesini Arama motoru optimizasyonu açısından başarılı yapan ilk şey, sahip olduğu kaliteli içeriktir. Aynı zamanda içerik kalitesi tek başına yeterli bir kriter değildir; içerik kalitesi, kullanıcı deneyimi ve teknik altyapıyla birlikte bir bütün olarak ele alınmalıdır. Phantom 4 bu konuda geliştirilmesi beklenen birkaç noktada ön plana çıkıyor. Örneklemek gerekirse;

  • Reklam  ve İçerik Yerleşimi

Özellikle dijitial reklamcılığın yaygınlaştığı günümüzde, bir sayfada yer alan içerikle reklamların nasıl yerleştirildiği, reklam kullanım oranının içerik kullanım oranına ağır basıp basmadığı algoritma tarafından hassasiyetle incelenecek. Web siteleri özellikle aşağıda örneklemeye çalıştığımız bir yola saptığından kullanıcılar için “kaliteli” sayılabilecek kaynakların sayısı giderek azalıyor:

icerik-ve-reklam-yerlesimi

Çok sayıda reklam ve oldukça az içeriğin yer aldığı bir sayfanın kullanıcılar açısından nasıl göründüğünü az çok biliyorsunuzdur çünkü siz de bir kullanıcısınız. Çok fazla reklamın kullanıcı deneyimini düşürdüğünü söylemek için dahi olmaya gerek yok, ancak veriler reklam engelleyici yazılım ve eklentilerin kullanım oranlarının hızla arttığını gösteriyorken hala deli gibi reklam göstermeye çalışmanın hiçbir manası yok.

  • Kullanıcı Sorgusuyla Eşleşmeyen Anahtar Kelime Yerleşimi

90’lı yılların sonlarına doğru deneyimlediğimiz İnternet ile şu anki arasında ne kadar büyük bir fark var değil mi? “Anahtar kelime” denince benim aklıma o dönemler geliyor. Bir Web sitesine girdiğinizde muhakkak sayfanın bir kenarına dizilmiş yüzlerce anahtar kelime olurdu. O dönemde arama motorları anahtar kelime eşleşme prensibiyle çalıştığından bir sayfada ilgili ilgisiz yüzlerce anahtar kelimenin olması bir sorun teşkil etmiyor, aksine “mutlaka yapılması gereken” bir şey olarak değerlendiriliyordu. Daha önceki yazılarımızda sıklıkla değindiğimiz gibi, “Çanta” araması yapıp kendini “bilgisayarınız yavaş mı çalışıyor?” temalı bir sayfada bulan kullanıcılar vardı. Günümüzde bu ihtimal hala var, Google kullanıyor olsanız bile yaptığınız sorguların bazılarında kendinizi çok ilgisiz sayfalarda bulabilirsiniz.

  • Sayfa Tasarımı ve Elementlerin Yerleşimi

Bir Web sitesini ve iç sayfaları tasarlamanın yüzbinlerce yolu var ancak en iyi uygulamanın (ya da best practice diyelim) ne olduğunu az çok biliyoruz. Sayfa tasarımı tamamen sizin, tasarımcınızın ya da kullanmak istediğiniz temanın meydana getirdikleriyle belirleniyor. Fakat kullanıcı açısından baktığımızda keskin çizgilere sahip olan birkaç önemli nokta var. Bunlar çok basit veya çok zorlayıcı noktalar olabilir, o yüzden her zaman optimum yöntemleri kullanmakta fayda var.

Örnek vermek gerekirse, biraz önce yukarıda betimlemeye çalıştığımız içerik yerleşimi konusunda, olaya her zaman kullanıcı gözüyle bakmakta fayda var. Kullanıcılar yıllar boyunca görünüşte birbirine benzemeyen ancak temelde benzer prensipler üzerine oturtulan Web sitelerini kullandılar. En basitinden kullanıcı, navigasyonu sayfanın üst kısmında yer alan yüzbinlerce Web sitesi gezdi. Bazı tasarımcılar navigasyon bandını sayfanın sağına diklemesine yerleştirmek istedi veya MacOs’un dock sistemine benzetmeye çalışarak sayfanın alt kısmına yerleştirmeye çalıştı. Ancak kullanıcı bir kere alışmıştı, tüm internet siteleri navigasyon öğesinin yerini değiştirmediği sürece diğer seçenekler fazla radikal kalıyor. Bu basit bir örnek olsa da, kimi Web sitelerinde içeriğin garip bir noktaya yerleştirildiğini gördüğünüzde şaşırıyorsunuz ve elinizden bir şey gelmiyor, çünkü bu bir “tasarım tercihi”.

Konuya başka bir açıdan bakalım, daha önceki Phantom İçerik Kalitesi güncellemesi başlıklı yazımızda, şöyle bir örnek vermiştik:

kendi-kendine-calmaya-baslayan-muzik-ve-videolar

Son paragrafta şu soruyu sormuştum: “Peki neden Youtube’a girdiğinizde videolar biz başlat tuşuna basmadan başlıyor?” diye sorarsanız, bunun sebebi Youtube’un bir video platformu olmasıdır.”

Ancak YouTube bile bu özelliğinde ufak bir değişiklik yaptı, belki fark etmişsinizdir: Kullanıcı bir videoyu yeni sekmede açtığında, o sekmeye geçene kadar video çalmaya başlamıyor.

  • Çok Sayıda 404 Sayfası, Hatalı Sayfaların Çokluğu

Bir Web sitesinde çok sayıda 404 sayfasının olması ya da çok sayıda hatalı sayfanın olması, sitenin arama motorlarındaki görünürlüğünü zamanla azaltacak ve organik trafiğin kaybolmasına yol açacaktır. Kaybolan trafik sadece organik trafik değil, link trafiği de olumsuz etkilenecektir. Başka bir siteden verilmiş bir linke tıkladığınızda 404 sayfasıyla karşılaşan kullanıcıların çoğunluğu o sayfayı kapatmakta ve farklı kaynaklara yönelmektedir. Aynı zamanda bu sayfalar zamanla arama sonuç sayfalarındaki yerlerini kaybetmektedir.

Phantom İçerik Kalite Güncellemesiyle İlgili Neler Yapılabilir?

Özellikle dikkat etmeniz gereken üç nokta var:

  • Kullanıcı işaretlerini dikkatlice takip etmek: Kullanıcı hareketlerini yakından takip edip, kullanıcının hangi noktalarda problem yaşadığını tespit etmeli ve gerekli düzeltmeleri yapmalısınız.
  • Site altyapısını kontrol altına almak: Web sitenizi periyodik taramalardan geçirerek 404 sayfalarını ve hatalı sayfaları, hatalı fonksiyonları tespit etmeli, vakit kaybetmeden düzeltmelisiniz.
  • Gösterilen reklam sayısını azaltmak: Sitenizdeki içerikle kullanıcıya gösterilen reklamlar arasında bir denge kurulmalı, içeriğin daha görünür ve ön planda olması sağlanmalıdır.

Ayrıca mobil uyumluluk, site yükleme hızı, sosyal medyanın etkin kullanımı ve içerik kalitesi de Web sitenizin popülaritesini kaybetmesini önleyecek önemli faktörlerdir.

Phantom Algoritmasının dördüncü versiyonunun çekirdek algoritmayla birlikte hareket edeceğini ve etkisini zamanla göstereceğini tahmin ediyoruz. Ancak ne kadar vakit olursa olsun, Web sitenizin daha fazla sadık kullanıcıya ulaşmasını sağlamak için elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederiz. Web sitenizin reklamdan ziyade görünür içeriğe ağırlık vermesi, hızlı yüklenmesi, mobil uyumlu olması, hatalı sayfa içermemesi ve olumlu kullanıcı deneyimi sunması en önemli konular. Arama motorları tarafındaysa kullanıcı sorgusuna cevap veren kaliteli içerikle siteniz kullanıcının tercih edeceği bir Web sitesi haline gelebilir.

Emre Ercan
Ben Emre Ercan,
Stradiji Dijtal Pazarlama bünyesinde SEO Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Geçmişten beri teknoloji ve internet dünyasıyla olan yakından ilişkim sayesinde SEO'nun olumlu etkilerini müşterilerimize yansıtmak için canla başla çalışmaktayım.