pratik seo önerileri

SEO kampanyalarının arama motorlarındaki ve Sosyal Medya kanallarındaki ücretli reklam kampanyalarına göre en önemli avantajı, pazarlama mesajının hedeflenen bir kitleye zorla dikte edilmesi yerine, bu kitlenin halihazırda arama motorunda yaptıkları doğal aramalara göre içerik üreterek pozisyon alma imkanı sağlamasıdır. İyi kurgulanan bir SEO çalışmasında arama motoru adeta bir pazar yeri işlevi görebilmektedir. Uzunca bir süre “İçeriğin Kral” olduğuna inandık. İçerik kralsa, kullanıcılar kraliçedir ve dünyayı onlar yönetir. Google arama yapan kullanıcıların ihtiyacına cevap verdiği ölçüde sitenizin içeriğini önemser.  Arama Motoru sonuçları kaliteli içeriklere göre değil, içeriklerin kullanıcıların beklentilerine cevap verme yüzdesine göre oluşturulur. SEO çalışmalarında kullanıcı beklentisi nasıl karşılanır? Gelin hep birlikte göz atalım.

Hemen her SEO projesinde bir takım şehir efsaneleri ile karşılaşırsınız. Biz bunları “Beyaz Yalanlar” olarak nitelendiriyoruz:

Beyaz Yalanlar

Bir SEO projesi yapmak istediğinizde duyabileceğiniz birçok söz vardır:

  • SEO öldü, çok gereksiz bir şey bence
  • SEO sihir gibidir, bir dokunuşlar her şey süper olur
  • İçerik kraldır
  • Sizi Google’da ilk sıraya çıkartacağız!!!11
  • SEO yerine AdWords aslanız daha verimli olur.
  • Google ile anlaşmamız var

Bunun gibi birçok doğru olmayan sözü daha önce duymuş muydunuz? İsterseniz hepsine tek tek değinelim:

  • SEO öldü

SEO içerik yönetiminin ve pazarlama stratejilerinin bir parçasıdır ve olmaya da devam ediyor. Arama motorlarının arama algoritmalarını sürekli güncellemesi, pazara yeni oyuncuların katılması, içerik kalitesinin artırılması için yapılan çalışmalar sık sık karşılaştığımız şeyler. Arama motoru kavramının popülerlikten bir alışkanlığa evrildiği günümüzde, bilgisayarda veya akıllı telefonda sürekli kullanılan bir öğe olan arama motoruna hepimizin ihtiyacı var. Arama motorunun olmadığı bir İnternet düşünebiliyor musunuz? Şayet düşünemiyorsanız SEO hala yaşıyor demektir.

  • SEO sihir gibidir

Eğer öyle olsaydı bilgisayarlar yerine sihirli değnek kullanıyor olurduk değil mi? SEO bir sihir değildir, bir dokunuşta her şey mükemmel hale gelemez. Aksine SEO zorlu ve sabır isteyen bir süreçtir. Temel olarak söyleyebiliriz ki, ortalama bir SEO projesinin sonuç vermeye başlaması iki üç ay kadar zaman alabilir. Oldukça spesifik bir konuya ya da segmente hitap ediyorsa ya da mevsimsel ya da trend bazlı bir konu baz alınmışsa bu süre bir yıla kadar uzayabilir. Sonuçta SEO projesine başlarken hiçbir şeyin bir anda iyi sonuçlar vermesini beklemeyin.

  • İçerik kraldır

Bir noktada doğru olan bu ifade ne yazık ki tam anlamıyla doğru değil. İçerik bir SEO projesinin can damarını oluşturuyor olsa da, kullanıcıya doğru iletilmediği taktirde hiçbir işe yaramayabilir. İçeriğin kalitesini belirleyen birçok faktör vardır, bu faktörler hem arama motoru algoritmalarına hem de insan davranışlarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir fakat temelde aynı ve tek bir amaca hizmet etmelidir; kullanıcıyı memnun etmek. Bu yüzden sadece ‘içerik kraldır’ demek doğru olmaz, ‘kaliteli içerik kraldır’ dersek doğru söylemiş oluruz.

  • Sizi Google’da ilk sıraya çıkartacağız!!!11

gugilda kesin birinci siradasiniz

Bu sözü de sık sık duyuyoruz, örneğin “Bize hedeflediğiniz 5 adet anahtar kelime verin, bu kelimelerde sizi ilk sıraya çıkaralım!”. Bazı SEO firmaları da konuyu paket hizmete dönüştürmüş durumda, sanki pazardan domates satın alıyormuşsunuz gibi, “10 anahtar kelime X.xx lira” ya da “20 anahtar kelime X.xxx lira” şeklinde pakete dönüştürülmüş fiyatlar görmüşsünüzdür. Peki bu size ne kadar inandırıcı geliyor? Oldukça geniş bir içerik stratejisi oluşturursanız, 10 anahtar kelimeyle iş bitiyor mu? Peki ya diğer anahtar kelimelere ne olacak, oradan gelecek trafiğe ne olacak? Kullanıcılarınız başka bir arama terimi kullanarak arama yapıyorsa, seçtiğiniz 10 kelimenin boynu nasıl bükülecek, hiç düşündünüz mü? Trafik kaybetmek konusunda risk almak istemiyorsanız, bu paketleri tercih etmenizi önermiyoruz.

  • SEO Yerine AdWords alsanız daha verimli olur

“Çünkü biz AdWords de satıyoruz” diye devam eden bu ifade, yerine göre doğru yerine göre de yanlış olabilir. Ama SEO olmadan dijital reklamlarla ilerlemeye çalışmak çok büyük bir hatadır. Eğer Web siteniz yeterince optimize değilse ve buna rağmen AdWords ile yükselmeye çalışıyorsanız, bütçenizin ve zamanınızın boşa gittiğinden emin olabilirsiniz. Örneğini verdiğimiz Google AdWords reklamları ne şekilde olursa olsun reklamın ilişkilendirildiği web sayfasının kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamasını şart koşar. Google AdWords reklamlarının kalite puanını etkileyen en büyük faktörlerden biri de budur; kullanıcı reklamı tıkladıktan sonra hangi sayfaya geldi, sayfa ne düzeyde içerik barındırıyor, bu içerik ne kadar kaliteli, kullanıcı sayfa içerisinde ne gibi davranışlarda bulundu?

Sorular çoğaltılabilir fakat verilen cevaplar büyük oranda olumsuzsa, reklamlarınız daha nadir gösterilmeye başlar ve çalışmanız yeterince başarılı olamaz. Bu durumla karşılaşmamak için, herhangi bir dijital reklam projesini başlatmadan önce sitenizin SEO durumunu gözden geçirmenizi, gerekirse bir SEO projesi başlatmanızı tavsiye ederiz.

  • Google ile anlaşmamız var

“inş cnm ya :))” diye yanıtladığımız bu ifade, karşılaştığımız en büyük yalanlardan birini içermekte. Hatta bu ifadeyi ‘beyaz yalan’ olarak değerlendirmek bile fazlaca iyi niyetli olurdu… Her neyse, çok da uzatmadan ifade edelim: Hiçbir SEO ya da Dijital Pazarlama Ajansının Google ile anlaşması yoktur, olamaz. Google ile partnerlik anlaşması yapan ya da “Sertifikalı Google Partner (Certified Google Partner)” olarak lanse edilen kişi ya da kurumlar aslında Google AdWords alanında anlaşması bulunan kişi ya da kurumlardır. Google herhangi bir kurumla organik arama alanında anlaşma yapmamıştır, muhtemelen yapmayacaktır da. Yani olur da bir gün bir kişi size sertifikasını gösterip “Google ile anlaşmamız var, organik trafiğinizi acayip artıracağız” derse, ne yapacağınızı şimdiden kararlaştırın deriz.

Yukarıda bir kısmını sıraladığımız ifadeleri geride bırakıp, konumuza odaklanalım ve organik trafiğin nasıl artırılabileceğine dair karmaşık olmayan yöntemlere geçelim.

Organik Trafiği Artırmak İçin Birkaç İyi Öneri

Öncelikle belirtmek isteriz ki, organik trafiğin artışı konusunda hiçbir zaman garanti edilemez. Potansiyelini gördüğünüz konular üzerinde durmalı, kullanıcı davranışlarının ve gündemin hızla değişeceğini düşünerek B ve hatta C planı olan bir içerik stratejisi geliştirmenizi tavsiye ederiz. Bunun dışında geleneksel ve modern SEO tekniklerini Web sitenizin geneline ve sayfalarınıza uygulamaktan çekinmeyin. Özellikle paket halinde ve kısıtlanmış SEO hizmetleri, backlink paketleri, sosyal medya paylaşımları gibi ücretli hizmetlerden kaçınmanızı öneririz. Bu hizmetlerin bir kısmı “Black Hat SEO” adı verilen ve hoş olmayan sonuçlar doğurabilecek yöntemleri kullanıyor olabilir.

Google Analytics, Google Search Console, AdWords Keyword Planner, Yandex Metrica, Screaming Frog, Xenu gibi ücretsiz analiz araçlarını kullanmaktan çekinmeyin. Ücretli analiz araçlarını kullanmak istiyorsanız, Web sitenizin ve hedefinizin büyüklüğüne uygun bir araç seçmenizi tavsiye ederiz. Örneğin, küçük çaplı bir SEO çalışması yapmak istiyorsanız, çok sayıda fonksiyonu olan ve yüksek bütçeye sahip bir SEO aracı sizin için çok uygun olmayacaktır. Küçük çaplı çalışmalar için yukarıda saydığımız ücretsiz araçları kullanmanız yeterli bile olabilir.

İçerik optimizasyonu için Google Search Console, Google Analytics, Yandex Metrica ve AdWords Keyword Planner kullanarak neler yapabileceğinize bir göz atalım:

İçerik Optimizasyonuna ilk adım:

  1. İçeriği yönlendirmek istediğiniz konuyu derinlemesine inceleyin, kullanıcıların gözünden bakmaya çalışın.
  2. Tekil anahtar kelimeler seçmek yerine anahtar kelimelerden oluşan mantıklı cümlelere ağırlık verin.
  3. Bu kelimelerin ve cümlelerin çevresinde genişleyen içerikler üretin.
  4. İçeriğinizi yayınladıktan sonra da pazarlamaya devam edin. Sosyal medyanın ve link profilinizin gücünü kullanın.
  5. Trafiğinizi detaylı şekilde analiz edin, zayıf noktalarınızı tespit edip güçlendirmeye çalışın.
  6. Bir sonraki içerik projenizde kullanmak adına artılarınızı ve eksiklerinizi not edin.

İçeriğinizi doğru şekilde oluşturmak ve yönlendirmek istediğiniz konuyu anlamak için AdWords Keyword Planner kullanabilirsiniz. İçeriğinizi oluşturan belirli terimleri Keyword Planner’da inceleyerek bağlantılı / ilişkili diğer arama terimlerini keşfedebilir, dönemsel değişiklikleri inceleyebilirsiniz:

adwords keyword planner ornegi

Yukarıda yer alan küçük örneği baz alarak, Anahtar Kelime Planlayıcının ilişkili olarak tespit ettiği arama terimlerini de içeriğinize dahil edebilirsiniz.

İpucu: Bu listede yer alan verileri indirebilir ve Microsoft Excel’de inceleyebilir, aya göre dönemsel ortalama arama hacmini görebilirsiniz:

keyword planner gecmis istiatistikleri indir

Derlediğiniz verilerde yer alan “Ortalama aylık arama sayısı” size arama teriminin bir ay içerisinde kaç defa arandığına dair bilgi verebilir. Ancak bu veriyi incelerken sadece en yüksek arama hacmine sahip olan arama terimlerini seçmek gibi bir hataya düşmeyin. Yüksek hacimli arama terimleri yanında düşük hacimli olan terimleri de (eğer ilgiliyse) içeriğinize dahil etmeye çalışın. Çünkü yüksek hacimli kelimeler yüksek rekabet demektir, düşük hacimli terimler ise bulunabilirliğinizi artırmaya yardımcı olabilecek en önemli kaynak olarak değerlendirilebilir.

İçeriğinizi derlediğiniz verilerle düzenledikten sonra sadece Web sitenizde yayınlamanız yetmez. İçeriğinizi sosyal medyada da değerlendirin, insanların ilgisini çekecek bir içerik üretmiş olabilirsiniz. Sosyal medyanın gücünü kullanmaktan çekinmeyin, içeriğinizi sosyal medya hesaplarınızda, sosyal medya gruplarında, forumlarda, sözlüklerde; aklınıza gelebilecek her platformda -rahatsız edici olmayacak şekilde- paylaşmaya çalışın.

İçeriği yayınladıktan sonra yakın çevrenizdeki insanlardan eleştiriler almaya çalışın, mümkünse bu eleştirilerin yazınızın altında yorum olarak yer almasına izin verin. Ayrıca sayfa istatistiklerinizi inceleyerek kullanıcıların sayfanızda ne gibi davranışlar sergilediğini gözlemlemeye çalışın. Google Analytics temel olarak kullanıcının sayfada ne kadar zaman geçirdiğini, başka hangi sayfalara tıkladığını, -varsa- özel bir tıklama gerçekleştirip gerçekleştirmediğini gösterebilir. Yandex Metrica’nın Webvisor özelliğini kullanarak kullanıcılarınızın mouse ve klavye hareketlerini de izleyebilirsiniz.

Önemli Not: Yandex Metrica Webvisor, uygulandığı sayfaların yükleme performansını büyük ölçüde olumsuz etkileyebilir!

İçeriğin üretimi, yayınlanması ve analizi sonrasında, elde ettiğiniz istatistiki verileri baz alarak bir sonraki içeriğinizi üretmek için önemli ipuçları elde etmeniz mümkün olabilir. Örneğin kullanıcıların hangi arama terimleri ile sayfalarınıza giriş yaptığını Google Search Console kullanarak inceleyebilirsiniz. Google Search Console, arama terimleriyle ilgili veriyi en fazla 3 ay tutmaktadır, bu açıdan incelemeye hemen başlamanızı tavsiye ederiz.

Search Console için Örnek Çalışma:

Google Search Console’da doğrulanmış ve tam erişime sahip olduğunuz Web sitenizin Arama Analizini yapmak için, Google Search Console’da oturum açtıktan sonra “Arama Trafiği -> Search Analytics” bölümüne gelin. Karşınıza son bir ayın arama terimleri ve tıklama bilgisi gelecek. Üst bölümde yer alan “Gösterimler”, “TO (tıklama ortalaması”) ve “Konum” kutucuklarını işaretleyin. Alt satırda en sağda yer alan “Tarihler” bölümünün altındaki tarih aralığını belirleyin. Bu bölümde “Sorgular” seçeneği işaretli kalsın. “Sorgular” bölümünde yer alan “filtre yok” bölümüne tıklayarak sorguları filtreleyin ve marka veya firma isminizi filtreye “Şunu içermeyen sorgular” olarak ekleyin:

google search console arama analizi

Böylece firma ya da marka isminizle yapılmamış olan, doğrudan içeriğinizde yer alan arama terimlerini gösteren bir listeye ulaşacaksınız. Eğer Web sitenizi yeni açtıysanız ya da Google Search Console’a yeni kaydettiyseniz, birer aylık (ya da hangi aralıkta olmasını isterseniz) rapor almak için hazır olmanızı tavsiye ederiz. Eğer Google Search Console’u uzun bir süredir kullanıyorsanız, yine birer aylık periyotlarla rapor alarak hangi arama terimlerinin popüler olduğunu gözlemleyebilirsiniz. İndirdiğiniz verinin içinde;

  • Arama terimi
  • Arama yapıldıktan sonra sayfalarınızın kaç defa tıklandığı
  • Arama sonuçlarında sayfalarınızın kaç defa gösterildiği
  • Arama sonuçlarında ortalama kaçıncı sırada yer aldığınız

bilgisine ulaşacaksınız. Tavsiyemiz indirdiğiniz listede yer alan düşük ve yüksek performanslı arama terimlerini ayrıştırmak ve içerik stratejinize dahil etmektir. Ayrıca arama terimlerinin belli bir bölümünü AdWords Keyword Planner’da inceleyebilir (en fazla 200 kelimeyi incelemenizi ya da terimleri 200’erlik farklı gruplara ayırmanızı tavsiye ederiz), ortalama aylık arama hacimlerini görebilir ve Google’ın ilişki kurduğu diğer arama terimlerini de inceleyebilirsiniz. Örnek olarak bir müşterimiz için yaptığımız çalışmayı kısaca paylaşmak isterim;

google search console ornek calisma

Bu çalışmada, 1 – 30 Kasım 2015 döneminde yaptıkları aramalarla arama sonuçlarında yer alan web sitesine ait sonuçları görüntüleyen, sayfa ziyareti gerçekleştiren kullanıcı sayısını görebiliyoruz. Ayrıca müşterimizin hedefine uygun olacak şekilde, arama teriminin web sitesindeki sıralama performansını 7 – 15 arasında filtreledik ve öncelikli olarak bu arama terimlerine odaklandık. Böylece alt sıralarda kalma ihtimali olan yüksek potansiyele sahip arama terimlerine odaklanmış olduk.

Bu bölümde sadece arama terimlerini değil, sayfa performansınızı, coğrafi ziyaretçi profilini, mobil performansı ve arama türünü (web, görsel, video) belirleyebilirsiniz.  Ayrıca “Tarihler” bölümüne tıklayıp belirlediğiniz tarih aralığındaki gün performansını da inceleyebiliyorsunuz. Yapacağınız incelemeler size içeriğinizin performansı konusunda çok önemli bilgiler verecektir ve edindiğiniz her bilgiyi geçmiş ve gelecek dönemde değerlendirmeniz büyük öneme sahiptir.

Geçmişe Dönük Düzenlemelerden Kaçınmayın

Yukarıda örneğini verdiğimiz incelemeleri yaptığınızda, geçmiş dönemde yayımlamış olduğunuz bir sayfa veya içeriğiniz ile ilgili sorunlarla karşılaştıysanız, düzenleme yapmanızı şiddetle öneririz. Yapacağınız her düzenleme ve düzeltme, arama motorlarının dikkatini çekecektir ve sayfalarınızın organik performansını artırmanız için bir avantaj sağlayacaktır. Geçmişe dönük düzenlemeleri tamamladıktan sonra, değişiklik yaptığınız sayfaları Google Search Console aracılığıyla iletmeyi unutmayın:

google search console google gibi getir

Google Search Console’da “Tarama -> Google gibi getir” özelliğini kullanarak eski bir sayfanızın Google botları tarafından yeniden endekslenmesini sağlayabilirsiniz. Eğer düzenleme yaptığınız içeriğinizin hedeflediği konu popüler bir konuysa, kısa süre içerisinde sıralamanızda değişiklikler olmaya başladığını görebilirsiniz.

Sabırlı Olmak Çok Büyük Bir Etken

Kimi SEO projelerimizde bir ya da bir buçuk aylık çalışmalar yaparken, kimi projelerimizde de aylar boyunca çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Yazımızın başında da ifade ettiğimiz gibi, kimi projeler 2-3 ay sonra sonuç vermeye başlıyorken, kimi projelerin verimli olmasını sağlamak için daha uzun süre beklemeniz gerekiyor. Bu konuya örnek olması açısından, spesifik bir sektörde hizmet veren eski bir müşterimizin trafik verisini aşağıda göstermek istedim;

bir seo calisma ornegi

Bu projeyi diğerlerinden ayıran şey, hizmet verilen sektör oldukça zor ve yüksek rekabete sahip olması ve ilkbahar ve yaz aylarında daha çok talep aldığı için dönemsel etkiye maruz kalmasıydı. Bir “case study” olarak değerlendirdiğimiz bu proje aslında 2013 yılının sonlarında başladı ancak en verimli çalışmalarımızı 2014 yılının ilk çeyreğinde yaptık. 2014 yılında trafik artışı çok fazla olmasa da, içerik stratejisinin geliştirilmesi ve sosyal medya aktivitelerinin artırılmasıyla müşterimiz 2015 yılında hedeflediği trafiği elde etmeyi başardı.

Yukarıdaki örneğin dışında, gerçekçi olmak gerekirse SEO projesini etkileyen farklı etkenler de olabilir;

  • Hizmet verilen sektör
  • Hedef kitle
  • Hizmetin / ürünün ne kadar talebe sahip olduğu
  • Marka bilinirliği düzeyi
  • Hizmetin / ürünün dönemsel talep oranları
  • Satış sonrası hizmetlerin belirlediği müşteri memnuniyeti ya da şikayet oranları

Olumlu – olumsuz etkenler bunlarla sınırlı olmasa da, en önemli olanlarını sıralamaya çalıştık. Markanızın ya da ürününüzün çok iyi olması, Web sitenizin tam anlamıyla optimize olması, SEO uyumluluğunun en üst düzeyde olması, detaylı bir içerik stratejisi hazırlanmış olması ve dijital reklama yüksek bütçe ayrılmış olması size tam anlamıyla başarıyı getirmeyebilir. Yukarıda sıraladığımız faktörler ve daha fazlası markanızın dijital dünyadaki prestijini olumlu / olumsuz etkileyen etkenler ortaya çıkarabilirler. Bu açıdan hem SEO projenizi sabırlı şekilde yönetmek hem de marka prestijinizi iyileştirmek için çalışmaya devam etmelisiniz. Unutmayın, “Google’da ilk sırada çıkmak” hiçbir şeyin çözümü değildir.

Toparlamak Gerekirse…

Bir SEO Projesinin başarıya ulaşması birçok etkene bağlıdır ve hepsini doğru şekilde yapmaya çalıştığınızda -muhtemelen- başınız ağrımayacaktır. Bu yazımızda SEO çalışmalarında hemen her Web yöneticisinin kullanabileceği pratik yöntemlerden bahsettik. SEO bir maraton koşmaya benzer. Başarı elde etmek için kan, ter ve göz yaşı dökmek gerekir. Ancak sabırsızlığa yenilirseniz, kestirme yollar keşfetme hayali ile illegal yöntemlere yönelirseniz, Web’deki görünürlüğünüze dair sahip olduğunuz her şeyi kaybedebilirsiniz. Bu açıdan size kesin teminatlar veren kimseye güvenmeyin; hatta bu konuda bizzat Google’ın hazırladığı “Bir SEO’ya ihtiyacınız var mı?” sayfasına mutlaka göz atmanızı tavsiye ederiz.

Emre Ercan
Ben Emre Ercan,
Stradiji Dijtal Pazarlama bünyesinde SEO Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Geçmişten beri teknoloji ve internet dünyasıyla olan yakından ilişkim sayesinde SEO'nun olumlu etkilerini müşterilerimize yansıtmak için canla başla çalışmaktayım.