mobil uygulamanıza SEO dopingi

Bir mobil uygulamanız var, ancak uygulama marketlerde ve arama motoru sonuçlarında görünür durumda değil. Bu durumla karşılaştığımızda, Mobil uygulamalar hakkında söyleyebileceğimiz ilk şey genelde; “Uygulamalar belirli bir popülariteye ulaşmadığı sürece, bu durum kaçınılmazdır ve normaldir”, şeklinde oluyor. Mobil uygulama dünyasının kara deliklerinde kaybolmuş bir sürü güzel uygulamayla karşılaşmak mümkün. Peki bu uygulamalar nereye gidiyor? Harcanan onca zaman, emek, ayrılan bütçe, nereye gidiyor? Çoğu başarılı uygulama gibi, onlar da bir süre sonra unutuluyorlar, modaları geçiyor, teknolojinin hızına yetişemiyorlar. Bu noktada, iki soru geliyor aklımıza:

1- Bu Durumun Önüne Nasıl Geçeceğiz?

Bu sorunun cevabı basit; uygulamanızı her platformda, her zaman tanıtmaya devam etmek. Daha önceki yazımızda, Mobil uygulamanız yeterince optimize mi? diye sormuştuk. Çeşitli yöntemler dahilinde, uygulamanızı üst sıralara taşımak mümkün. Tabiki  mobil uygulamaların hedef kitlelerine ulaşabilmesi için belirli bir popülariteye ihtiyacı var. Bu açıdan, uygulamanızın fonksiyonları, ne işe yaradığı, hangi kesime hitap ettiği çok önemli. Kavramsal niteliği iyi olan bir uygulamanız olduğuna inanıyorsanız, okumaya devam etmenizi şiddetle öneririz.

Sorunun cevabına gelirsek, uygulamanızın İnternet aleminde kaybolmasını önlemek için izleyebileceğimiz pek çok farklı yöntem var. Şimdi, özellikle bir tanesine değinmek istiyoruz:

SEO – Search Engine Optimization

SEO, “Search Engine Optimization” ya da “Arama Motoru Optimizasyonu”, bir web sitesinin, arama motorlarında görünür olmasını sağlayan optimizasyon türüdür. Web sitenizin içeriği, arama motorlarının standartlarına uygunsa, arama sonuçlarında görünmesi mümkün olabilmektedir. Eğer siteniz SEO standartlarına uygun değilse, Web’de görünür olmayı unutun.

Aynı durum, mobil uygulamalar için de geçerli; mobil uygulamalar için yapılan optimizasyona “ASO” yani App-Store Optimization ya da “Uygulama Market Optimizasyonu”  diyoruz. Peki hangisini önceliklendirmeliyiz? Öncelikle ASO’nun tamamlanmış olması, uygulamanız için çok büyük bir artıdır. Sonrasında, çeşitli pazarlama stratejileri geliştirebilirsiniz. SEO’da bu pazarlama stratejilerinden biridir, ancak oldukça dikkatli yapılması gerekmektedir.

Pazarlama stratejilerinize, uygulamanıza ait bir web sitesi ya da web sitenizin altında özel bir giriş sayfası hazırlama fikrini eklemenizi tavsiye ederiz. Web sitenizi SEO standartlarına uygun bir şekilde hazırladığınızda, uygulamanızın kara deliklerde kaybolmasının önüne geçme şansını yakalarsınız.

SEO’nun Google Play ve Android açısından, Apple’a göre biraz daha avantajlı olduğundan bahsedebiliriz. Tam bu noktada, Google Play ve iTunes’u birbirinden ayıran en önemli özellikten bahsetmek istiyorum; Web’den yükleme yapabilmek.

Apple kullanıcısıysanız, bir uygulamayı yükleyebilmek için bilgisayarınızda iTunes programının yüklü olması gerekir; akıllı telefonunuzla bilgisayarınızı birbirine bağlamış olmanız gerekir,  iTunes hesabınızla oturum açmış olmanız gerekir.
Ancak Android kullanıcıları, Web’de gezerken, bir uygulamayla karşılaşırlarsa, uygulamayı Web üzerinden de yükleme şansına sahipler. Nasıl mı? Bir örnekle açıklayalım:

Örneğin telefonunuza ilk defa “Twitter” uygulamasını yükleyeceksiniz; “twitter android” şeklinde bir arama yaptınız:

twitter android web araması

Karşınıza, Google Play linki çıkıyor. Linke tıkladığınızda, karşınıza uygulamanın Google Play sayfası çıkıyor:

twitter google play sayfası

Gördüğünüz gibi, “Yükle” butonu mevcut ve hemen altında, bu uygulamanın cihazla uyumlu olduğunu gösteren bir uyarı var. Peki, Google Play, benim hangi cihazı kullandığımı nereden biliyor? Google Play ve Android, aynı altyapıyı kullandığı için, kullanıcının sahip olduğu akıllı telefonun markası, modeli, ekran çözünürlüğü, yazılım sürümü vs. bütün bilgiler Google Play altyapısında kayıtlı tutuluyor. Zaten kullanıcı, telefonunda, oturum açmasını gerektiren bir Google ürünü kullanıyorsa, bu bilgiler otomatik olarak altyapıda saklı tutulmakta.

Sonrasında, eğer kullanıcının telefonu, 3G ya da Wi-Fi kapsama alanı içerisindeyse, uygulama telefona otomatik olarak yükleniyor ve kullanıma hazır hale geliyor. Ne kadar kolay, değil mi?

Google Play, böyle bir avantaja sahipken, bu durum Apple kullanıcılarını da etkiliyor. Yani uygulamanın Web’de yüksek görünürlüğe sahip olması, Apple kullanıcıları için de bir artı. Örneğin, uygulamanın ismi (title), uygulama sayfasına yazılmış olan açıklama (description) çok büyük öneme sahip. Örneğini verdiğimiz title ve description, sadece uygulama market içerisinde değil, Web’de yapılan aramalarda da görünebilme özelliğine sahip. Dikkat etmişsinizdir, her uygulamanın, hem Google Play içinde hem de iTunes Store içinde kendine ait özel bir adresi var. İşte bu sayfalar, Web’de yapılan aramalarda görünür olmak için hayati önem taşımakta.

İkinci sorumuza gelelim;

2- ASO Ne İşimize Yarayacak?

Şu ana kadar bahsettiğimiz her şey, SEO başta olmak üzere, uygulamanızı, uygulama market dışında desteklemeye yarıyor. Fakat ASO, uygulamanızı, uygulama market içinde desteklemeye yaramakta. Uygulamanızı ASO standartları dahilinde sunmazsanız, uygulama market içerisinde yapılan aramalarda görünme ihtimali sıfıra yakındır.

Bir kategori örneği verelim; aşağıdaki ekran görüntüsü, iOS uygulamaları için, Türkiye’de kullanılan, ücretsiz olan ve tüm kategorilerin sıralamasını göstermektedir. Sıralama tarihi, 2 Mart 2015’tir:

2 mart 2015 ücretsiz uygulamalar

Sonrasında, 9 Mart 2015’e baktığımızda, sıralamada ufak da olsa bir değişiklik olduğunu görüyoruz;

9 mart 2015 ücretsiz uygulamalar

Yani, kullanıcı Uygulama Market’e (Google Play, AppStore, AppSocial) giriş yaptığında, en popüler uygulamaları ilk sayfada görmekte. Aynı zamanda, uygulama kategorileri dışında uygulamaların niteliğine göre oluşturulan kategoriler de mevcut; “öne çıkanlar”, “sizin için önerilenler”, “popüler uygulamalar” gibi.

Uygulamanızın popüler olması, insanlar tarafından sıklıkla kullanılması ve iyi görüşler alıyor olması, uygulamanızın başarılı olması için en büyük etken olsa da, SEO ve ASO katkısı göz ardı edilemez iki faktör olarak değerlendirmenizi bekliyor.

Uygulamanız, iyi optimize edilmişse ve Web’de görünür durumdaysa, sadece cep telefonunda değil, genel olarak İnternet görünürlüğünü artırmanız büyük bir avantaj haline gelecektir. Bu açıdan, SEO, ASO için en büyük yardımcı haline gelmektedir.

Emre Ercan
Ben Emre Ercan,
Stradiji Dijtal Pazarlama bünyesinde SEO Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Geçmişten beri teknoloji ve internet dünyasıyla olan yakından ilişkim sayesinde SEO'nun olumlu etkilerini müşterilerimize yansıtmak için canla başla çalışmaktayım.