Mobil Uygulamanız Yeterince Optimize Mi?

mobil uygulama optimizasyonu

 

Bir mobil uygulamanız var, ancak bir türlü bulunduğu uygulama markette arama yapıldığında üst sıralarda görünmüyor. Gelin birlikte olası sebeplerin neler olabileceğini inceleyelim.

Öncelikle, kullanıcılar akıllı telefonlarını nasıl kullanıyor, zamanlarını nasıl harcıyorlar, biliyor musunuz? Günümüz teknolojisinde akıllı telefonlar hayatımızın neredeyse tamamını kapsar duruma geldi. İstatistiklerin gösterdiğine göre, 2014 yılında kullanıcıların mobil uygulamalarda geçirdiği süre 2013’e göre %7 artmış durumda.

Peki 2014 yılında kullanıcılar akıllı telefonlarında nasıl zaman geçirmiş? Kullanıcıların çoğunluğu Akıllı Telefonda oyun oynamayı çok seviyor. Oyunlardan sonra Facebook, sonrasında da sosyal mesajlaşma uygulamaları geliyor. “Kamu Hizmetleri” başlığı altındaki uygulamalar, mobil banka şubesi, navigasyon, hesaplama uygulamaları vb. hizmetleri kapsamakta.

Kullanıcılar mobil uygulamalarda gün geçtikçe daha fazla zaman harcıyorken, neden sizin uygulamanız aynı performansı göstermiyor? Eğer bu konuda ne yapmanız gerektiğinizi tam olarak bilemiyorsanız, okumaya devam edin. Öncelikle, uygulama marketlerini tanıyalım:

Mobil uygulamalar, işletim sistemine göre birkaç farklı açıdan ele alınabilirler. Şu an akıllı telefon piyasasını domine etmiş durunda olan iki büyük oyuncu var; Apple ve Google.

Apple, “IOS” işletim sistemi ve iPhone cihazıyla, Google da “Android” işletim sistemi ve Samsung, Sony, LG, Asus, HTC gibi markaların ürettiği cihazlarla piyasaya hakim durumda.

Pek takibi sadece bu iki işletim sisteminden bahsetmemiz yetersiz kalır. Bir dönemin lider cep telefonu üreticisi olan Nokia, “Windows Phone” işletim sistemiyle, kendine has özellikleri olan BlackBerry’de, BlackBerry OS işletim sistemiyle pazarda pay almaya çalışıyorlar.

Bu işletim sistemleri, pazarda hatırı sayılır düzeyde payı olan sistemler. Öte yandan, pazara giriş yapmış ancak henüz yeteri kadar ilerleme sağlayamamış olan işletim sistemleri ve cihazlar var ki, onlar konumuzun biraz dışında kalıyor. Bu nedenle, özellikle pazarı domine etmiş olan iki oyuncu üzerinden giderek incelememizi yapalım.

IOS ve Android, birbirinden çok farklı iki sistem. Öyle ki, -uygulama geliştiriciler çok iyi bilir- bir uygulamayı yazarken hangi sistemi seçeceğinize çok önceden karar vermiş olmanız gerekir. Bu iki sistem, birbirinden farklı yazılım dillerini kullanır. Fakat bir uygulama, her iki sistem için de çıkmışsa, bu durumda o uygulama “çarpraz platform” olarak kabul edilir.

Eğer bir yazılımcıya ya da yazılım şirketine uygulama yaptırmak ve uygulamanızın her iki sistemde de bulunmasını istiyorsanız, “çarpraz platform” şartını aramanızı tavsiye ederiz. Yazılım kısmını çok uzatmadan, uygulamanızın tamamlandığını varsayarak devam edelim.

IOS, “App Store”, Android ise “Google Play” adını verdiğimiz marketlerle kullanıcılarına ulaşır. Her iki market, birbirinden farklı özelliklere ve sıralama kriterlerine sahiptir. AppStore, Google Play’e göre biraz daha ince eleyip sık dokuduğu için, sıralamalarda yükselmesi daha zor bir plartformdur.

App Store sıralama kriterleri şunlardır:

Belirli Etkiler:

  • Belirlenen anahtar kelimelerin arama kriterlerine uygun olması
  • Uygulama başlığının arama kriteri içermesi
  • Uygulama yayıncı adının arama kriteri içermesi
  • Kullanıcı değerlendirmelerinin arama kriteri içermesi
  • Uygulama açıklamasının özgün ve tatmin edici olması
  • IAP (uygulama içinden satın alma sağlayan arayüz) arama kriteri içermesi (düşük etki)

Sıralamaya yüksek etki eden ancak kontrol edilemez etkenler;

  • Arama sonucundaki tıklama oranı
  • Apple’ın uygulamaya verdiği puan (Uygulamanın aramayla olan ilgisi ölçülür)
  • Uygulamanın arama terimleriyle yakın ilgi skoru
  • Uygulamanın indirilme sıklığı
  • Uygulamanın puanı
  • Uygulamanın genel kategorideki sırası –
    Bu durum yüksek oranda genel indirme skoru ve satış performansıyla ilgilidir.

Google Play bu kadar ince eleyip sık dokumasa da, belirli kriterlere sahip:

  • Belirlenen anahtar kelimelerin arama kriterlerine uygun olması
  • Uygulama başlığının arama kriteri içermesi
  • Uygulama açıklaması içerisinde anahtar kelime sıklığı
  • Uygulamanın indirilme sıklığı
  • Uygulamanın son 30 gün içindeki indirilme performansı
  • Uygulamanın cihazdan kaldırılma sıklığı
  • Uygulamanın desteklediği cihaz yelpazesinin geniş olması
  • En güncel işletim sistemiyle uyumluluğu
  • Geriye dönük işletim sistemleriyle uyumluluğu

Aynı zamanda, her iki işletim sistemi için de, uygulamanızın indirilmesini etkileyecek temel etkenler şunlardır;

  • Uygulamayı tanıtan ekran görüntülerinin bulunması
  • Uygulamayı tanıtan kısa bir video – demo bulunması
  • Uygulamayı en iyi şekilde tanımlayan logo
  • Uygulamayı en iyi şekilde tanımlayan açıklama (description)
  • Kullanıcılar tarafından uygulamaya verilen puanlar
  • Kullanıcılar tarafından uygulama için yapılan yorumlar
  • Uygulamanın güncellenme sıklığı
  • Güncelleme sonrası minimum sorun yaşanması

Gördüğünüz gibi, uygulamanızı markete yükledikten sonra yapmanız gerekenler bitmiyor. Bu noktada, birkaç tüyo daha vermek isterim;

1- Sosyal Medyayı Etkin Kullanın:

Reklamın iyisi kötüsü yoktur; Sosyal Medya da bu yaklaşımla reklam yapabileceğiniz en iyi platformlardan biri. Ücretli ya da ücretsiz reklam yapabilme özgürlüğünüzün olması, Sosyal Medya’yı cazip kılan en büyük etken.

2- Uygulamanızın Oylanması ve Yorumlanması için Kullanıcıları Teşvik Edin:

Uygulamanıza ekleyeceğiniz ufak bir özellik sayesinde, kullanıcıları oylama ve yorum yapmaya teşvik edebilirsiniz. Belki diğer uygulamalarda karşılaşmışsınızdır; bir uygulamayı açtıktan birkaç dakika sonra veya uygulamayı ikinci kez açışınızda karşınıza ufak bir pencere çıkar ve “lütfen uygulamamızı oylayın / yorumlayın” gibi bir ileti alırsınız. Çoğu memnun kullanıcınız, bu şekilde uygulamanızı oylama ve yorum yapma fırsatına sahip olacaktır.

Not: Bu isteğinizi sadece bir defa ve nazikçe iletmeyi deneyin.

3- Hile Yapmayın:

AppStore ve Google Play, sıkı kontrol edilen iki platformdur. Bazı “kurnaz” uygulama geliştiriciler, uygulamalarının yüksek oy ve iyi yorum alması için bir kısım kullanıcılara para öderler. Bu yolu seçmeniz, uygulamanızın marketten çıkarılmasına dahi sebep olabilir! Ve hatta yazacağınız diğer uygulamaları markete yüklemeniz dahi engellenebilir.

4- Ücretli Reklam Vermeyi Deneyin:

AppStore ve Google Play, ücretli reklam verilebilen platformlardır. Yapacağınız oldukça düşük bütçe gerektiren harcamalarla, AppStore veya Google Play içerisinde, diğer uygulamaların altında ya da içerisinde, uygulamanızın reklamını yapabilirsiniz. Unutmayın, aşırı reklam uygulamıza zarar verebilir. Amacınız sadece marka bilinirliği yaratmak olsun.

5- Kampanyalar Düzenleyin:

Eğer ücretli bir uygulamanız varsa, işiniz biraz daha zor. Ancak üzülmeyin; ücretli uygulama satın alan kullanıcıların sayısı azımsanmayacak kadar çok. O halde, o kullanıcıları da düşünerek indirim kampanyaları düzenleyin. Yaptığınız kampanyaları, Sosyal Medya ile veya uygulama içi reklam yöntemiyle kullanıcılarınıza ulaştırmayı deneyin.

6- Her Platforma Entegre Olun:

Uygulamanızı sadece cep telefonunda değil, diğer platformlarda da tanıtmayı deneyin. Örneğin, uygulamanız için küçük de olsa bir Web Sitesi hazırlamanız ya da Web siteniz altında özel bir sayfa tasarlamanız uygulamaya Web üzerinden kullanıcı kazandırmanızı sağlayabilir. Aynı zamanda, e-posta bültenleri aracılığıyla da potansiyel kullanıcılara tanıtım yapabilirsiniz.

Görebileceğiniz gibi, artık sadece bir uygulama yazmakla iş bitmiyor, uygulamayı kriterlere uygun hale getirmek ve pazarlamasını yapmak da çok önemli hale gelmiş durumda. Dünyanın en iyi mobil uygulamasını geliştirmiş  olsanız dahi, uygulamanızdan kimse haberdar olmuyorsa, orada ciddi bir eksiklik var demektir.

App Store Optimization  danışmanlık hizmetimiz ile mobil uygulamanızın gerçek potansiyeline erişmesini sağlayabiliriz. Detayları öğrenmek için hemen bizimle iletişime geçin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir