Web Sitelerine Erişilebilirlik

Web Erişilebilirlik kavramı, Google’ın kullanıcı deneyimini öne çıkarması ve dezavantajlı toplulukların talepleri ile birlikte, son yıllarda daha çok konuşulmaya başladı. Web alanında erişilebilir olmak, hem iyi bir marka oluşturmak, hem de pazarı büyütmek açısından oldukça kritik. Bu yönüyle SEO alanında çalışan insanlar için erişilebilirlik birincil kaygı olmalıdır.

Bu kavramın altını tam olarak nasıl dolduracağımız konusunda çeşitli sorular mevcut; fakat temelde web sitesi erişilebilirliği, web sitelerinin herkes için erişilebilir ve kullanılabilir olmasını sağlama eylemidir. Tüm kullanıcıların bir web sitesini algılamasını, anlamasını, gezinmesini ve etkileşime girmesini sağlar ve bir kullanıcının web sitenizi nasıl deneyimlediğini etkileyebilecek tüm engelleri kapsar. Bu engellere; engelli olmak, hızlı internet hizmeti alamamak, yüksek sesle ses çalamayacak durumda olmak, çok aydınlık bir yerde olmak, yaşlılığın getirmiş olduğu fiziki zorluklara sahip olmak vb. bir çok durum dahildir.

  Konu erişilebilirlik olduğunda anahtar kelime, kullanıcının yaşadığı “deneyimdir.” Sitenizde gezintiye başlayan kullanıcıların birçoğu, iyi bir deneyim yaşamadığında kısa sürede siteyi terk ediyor. Özellikle COVID salgını ile web hizmetinin daha da artması ile birlikte kullanıcıların farkındalığı da artmış durumda. Dolayısıyla iyi bir deneyim sağlamak müşteri sadakatini de sağlayacaktır.

ENGELLİ BİREYLER İÇİN ERİŞİLEBİLİRLİK

  Erişilebilirlik dendiğinde belki de bakılması gereken ilk konu engelli bireylerin sitenizde ne kadar olduğu… Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nca (ÖİB) yapılan son araştırmada Türkiye nüfusunun yaklaşık &12.9’u OECD-AB’ye göre ise dünyanın nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i engelli. Öncelikle herkesin potansiyel engelli olduğu gerçeğini düşünürsek; iyi bir marka yaratmak isteyen her kuruluşun, toplumdaki her bireye eşit hizmet sunma zorunluluğu var.

Bunu gerçekleştirmemek aynı zamanda yaklaşık %15’lik dilimi oluşturan bir pazarı görmezden gelmek anlamına geliyor. Ülkemizde henüz bağlayıcı bir yasa bulunmasa da; ABD’de 1990 yılında yürürlüğe giren “Americans Disability Act (ADA)” , 2010 yılında Birleşik Krallık’ta yürürlüğe giren “UK Equality Act” ve AB içinde 2019 yılında yürürlüğe giren “Europen Accessibility Act” gibi yasalar engelli bireylere karşı ayrımcılığı yasaklamıştır. Özellikle ABD’de büyük markalara karşı da açılmış birçok ayrımcılık davası bulunuyor.

  Web erişilebilirliği basitçe dört ana ayak üzerine oturuyor:

1-     Algılanabilirlik – Bilgi ve kullanıcı ara yüzü bileşenleri kişilerin algılayabileceği şekilde olmalı

2-     Kullanılabilirlik – Kullanıcı ara yüzü bileşenleri ve navigasyon kullanılabilir olmalı

3-     Anlaşılabilirlik – Kullanıcı arayüzünün işlemleri ve bilgileri anlaşılabilir olmalı

4-     Sağlamlık – İçerik yardımcı teknolojiler de dahil olmak üzere, birçok kullanıcı yazılımı tarafından algılanabilecek derecede sağlam olmalı

Bunların tüm dezavantajlı gruplara sağlamak için ise yapılabilecek birçok düzenleme mevcut.

Web sitelerinde görsel kullanımı çok önemli bir yer tutsa da görme engelliler ve az gören bireyler için erişilebilir değildir. Görme engelli bireyler ve ekran arasındaki iletişimi ekran okuyucular kurduğu için, resimlerini açıklamak için olabildiğince açık şekilde bir alternatif metin koymanız gerekir.

Yine aynı şekilde az gören ve yaşlı kişiler için yazı tipi büyütme becerisine sahip bir sayfa kullanmalıdır. Ayrıca CTA düğmelerinin okunabilir olduğunu kontrol etmekte fayda var. Metin boyutları ile birlikte rengi ve kontrastı birlikte düşünmeliyiz. Retinitis pigmentosa, glokom, diyabetik retinopati ve katarakt gibi görme bozukluğu olan kişilerde düşük renk kontrastı duyarlılığı vardır.

Web sayfalarınızı tasarlarken ön plan ile arka plan arasında siyah bir arka plan üzerindeki sarı harfler gibi yüksek bir karşıtlığa sahip olduğunuzdan emin olun. İnce yazı tipleri kullanmaktan kaçının. Kırmızı ve yeşil renklerini birlikte kullanmak renk körleri için de çeşitli zorluklar yaratacaktır.

Görme engelli bireyler sitenizdeki gezinmeyi Braille klavyeleri ile sağlayacağı için web sitenize klavye gezintisi eklemeyi unutmayın. Burada sadece ana başlıklar değil, çeşitli URL’ler, bağlantı metinleri, açılır menüler gibi tüm öğeleri erişilebilir kılmalısınız. Bunların dışında görme engelliler için sesli açıklamalar koyarken, işitme engelli insanları düşünüp video içeriklerine altyazı ekleyip bunları okunabilir kılmak faydalı olacaktır.

ANLIK ENGELLER

Süreklileşen durumların dışında, hepimiz zaman zaman içinde bulunduğumuz durumdan ötürü erişilebilirlik sıkıntısı yaşıyoruz. Kontrast ayarı aydınlık bir yerde bulunan biri için; altyazı seçeneği o an ses açmaya müsait olmayan biri için oldukça kullanışlı olacaktır.

Yapılabilecek birçok düzenleme mevcut ancak bunların en temelini kolay ulaşım oluşturuyor. Örneğin “buraya tıklayın” ya da “daha fazla oku” gibi bağlantı metinleri engelli bireylerin işlerini hiç kolaylaştırmıyor… Anlamlı açıklamalar, doğru içeriğe ulaşmaları konusunda yardımcı olacaktır. SEO’nun en iyi uygulamasına benzer şekilde, erişilebilirlik için başlık etiketlerini kullanırken yalnızca bir H1 kullanmak önemlidir, tüm başlıkların altındaki içerikle alakalı olduğundan emin olun ve yalnızca altlarında içerik varsa başlıkları kullanın.

   Sadece engelli bireyler için değil, daha önce de bahsettiğimiz üzere, birçoğumuz çeşitli durumlardan ötürü erişilebilirlik konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Hala en büyük sorunlardan biri olarak site hızı görülüyor. Dünyada birçok insan hızlı internet bağlantısına sahip değil ya da hızlı internet bağlantısının olmadığı yerlerde seyahat ediyor.

Bu gerçek ile birlikte, kullanıcıların hızlı erişim sağlayamadığı sitelerden kolayca vazgeçtiği gerçeğini de düşünürsek; düşük yükleme hızlarına çözüm bulmak şart oluyor. Sitenizi erişilebilir kılmaya çalışırken yaptığınız eklemelerin sitenizin hızını etkilemeyeceğinden emin olun ve sürekli kontrol edin. Site ile ilgili tüm düzenlemeleri yaptıktan sonra, normal sürümü yükleyemeyecek kadar düşük bir bağlantı hızı olan bir kullanıcıya sayfanın en basit versiyonunu göstermek mantıklı olabilir.

   Herkesin bazı durumlarda erişim sıkıntısı yaşayabileceğini kabul ederek; ne kadar çok “ötekiyi” düşünürsek, erişimi o kadar çok kolaylaştırırız. Konu erişilebilirlik olduğunda, tek bir örnek düzleminde düşünürsek; bir metin için, bizim dilimizi bilmeyen birini, okuma yazma bilmeyen birini, zor gören birini,  görmeyen birini, duyamayan birini, hepsini birlikte düşündüğümüzde, içeriği daha erişilebilir kılabiliriz.

Alp Kokten
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde 3 yıl İngilizce İktisat okuduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi mezunu olan ender kişilerden birisidir. SEO'nun 20 yıllık evrimi üzerine çalışmalar yürütmektedir. Sanatçı bakış açısı ile, web sitelerinin sunduğu kullanıcı deneyimlerini ve kullanıcıların site üstü davranışlarını analiz etmek uzmanlaştığı konulardır.