Uluslararası SEO,  doğru şekilde yapıldığında küçük işletmelerin dahi büyük kazanımlar elde ettiği çok önemli bir yatırıma dönüşmüş durumda. Güzel haber şu ki, Google’da kısa bir araştırma yaparak konu hakkında yazılmış yüzlerce kaynağa erişebilirsiniz. Kötü haber şu ki, bu kaynakların büyük bir bölümü güncelliğini yitirmiş durumda ve sizi kolaylıkla hatalı uygulamalar yapmaya yönlendirebilirler. Uluslararası SEO ile ilgili en geçerli uygulamaları konuya ilgi duyanlarla paylaşalım istedik. Gelin hep birlikte Uluslararası SEO kavramına ve konu ile ilgili en geçerli SEO uygulamalarının neler olduğuna göz atalım.

Web sitenizin belirli bir coğrafi bölge veya yabancı bir dil açısından potansiyelini anlamak için uygulayabileceğiniz çeşitli testler olduğunu söyleyebiliriz. Mevcut sitenizin aynısını farklı bir dile çevirerek yayınlamak ve sonrasında herhangi bir iyileştirme yapmaksızın öylece kendi haline bırakmak başarı getirmeyecektir. Hedeflerinizi net şekilde belirlemeli ve çeşitli analizler yapmalısınız. Bu açıdan aşağıda sizler için oluşturduğumuz Uluslararası SEO kontrol listesini gözden geçirebilirsiniz.

Uluslararası SEO ile Diğer Uygulamaların Farkı Nedir?

Bir SEO projesinin içinde uluslararası hedefleme yoksa, standart SEO olarak ele alınabilir. Ancak işin içine Uluslararası SEO giriyorsa, artık bu proje ayrı bir başlık altında değerlendirilmelidir. Farklı dil veya dillere hizmet etmesi planlanan bir Web sitesinin işlevselliği, Uluslararası SEO için ne kadar etkili planlama yapıldığına göre değişebilir. Tahmin edebileceğiniz gibi iyi planlama iyi sonuçlar getirecektir.

İyi bir planlama yapabilmek için aşağıdaki kontrol listesini gözden geçirebilirsiniz:

1- Uluslararası SEO Potansiyeliniz Olup Olmadığını İyice Anlamaya Çalışın

  • Web sitenizde yer alan yabancı dildeki anahtar kelimelerin yarattığı organik trafiği, yerel dilinizdeki sayfalarla karşılaştırın. Eğer organik trafik oranı çok düşükse, siteniz Uluslararası SEO potansiyeli taşımıyor olabilir.
  • Sorgu ve sayfalarınızın görünürlük oranlarını farklı ülkeler bazında karşılaştırmaya çalışın. Örneğin Search Console’daki Search Analytics bölümünde yer alan yabancı dildeki sorguların tıklama oranlarını ölçebilirsiniz. Bunun dışında SEMRush, Ahrefs, SEO Monitor veya SearchMetrics gibi araçlar kullanarak da dönüşüm ve görünürlük oranlarını ölçmeniz mümkün olabilir.
  • Lokal aramalar sonucunda ortaya çıkan anahtar kelime analizlerini, belirlediğiniz dil ve ülkeler bazında filtreleyin. Bir dilin birden fazla ülkede konuşulması söz konusu olabilir, o yüzden dil ve ülke bazında filtreleme yapmak, potansiyeli görmek açısından daha fazla fikir verebilir. Google Anahtar Kelime Araçları, Yandex Anahtar Kelime İstatistikleri, Baidu İndeksi gibi araçların yanı sıra Google Trends ve Ubersuggest gibi araçları da kullanarak fikir sahibi olabilirsiniz.

Analiz ve karşılaştırmalar yapmayı deneyin. Dönüşüm ve trafik analizlerini karşılaştırdığınızda, yapacağınız çalışmaların karşılığını verebileceğini düşünüyor musunuz? Bu iş için değerli miktarda zaman ve bütçe ayırmak zorunda olabileceğinizi unutmayın. Eğer cevabınız evet ise, Uluslararası SEO yapmaya hazırsınız diyebiliriz. Eğer cevabınız hayır ise sizin için biraz erken olabilir. Bu durumda şunları kontrol etmeyi deneyin:

  • Hedeflediğiniz dil ve bölge için ccTLD için başvuru yapabiliyorsanız hemen harekete geçin.
  • Google Analytics hesabınızda özel alarm kurarak hedeflediğiniz dil ve ülke için yeterli miktarda trafik almaya başladığınızda çalışmalara başlayabilirsiniz.
  • Konu ile ilgili Aleyda Solis’in International SEO Checklist başlıklı yazısına ve infografiğine göz atmanızı tavsiye ederiz.

2- Uluslararası Web Kullanıcılarını Nasıl Hedefleyebilirsiniz?

  • Uluslararası Web hedefinizi belirleyin.
    • Coğrafi bölge faktörü hizmet ve ürünleriniz açısından hedeflerinizi etkiliyor mu?
    • Cevabınız evet ise, hedeflediğiniz her ülke tek başına yeterli miktarda trafik ve dönüşüm için potansiyel taşıyorsa, hepsine özel hedefleme yapabilirsiniz.
    • Cevanınız hayır ise, hedeflediğiniz her dil tek başına yeterli miktarda trafik ve dönüşüm için potansiyel taşıması durumunda dile özel hedefleme yapabilirsiniz.

Şunu unutmamaya çalışın: Hizmet vermeyi düşündüğünüz her ülkeyi hedeflemek, bütçe, teknoloji ve kaynak kısıtlamaları nedeniyle her zaman mümkün olmayabilir, ancak hedef kitlenin bakış açısından ele alındığında ideal bir durumdur.

  • Uluslararası Kullanıcılarınızın davranışlarını ve karakteristiğini anlamaya çalışın.
    • Yaşadığınız ülkede yaptığınız standart persona analizleri işinize yaramayabilir ancak bu tür analizleri yapabiliyorsanız nereden başlayacağınızı biliyorsunuz demektir.
  • Uluslararası Rakiplerinizi ve yer aldıkları Endüstrinin özelliklerini anlamaya çalışın.
    • Uluslararası arenadaki rakiplerinizin özellikleri ve dahil oldukları endüstriler biraz daha farklı olabilir. Bu özellikleri anlayabilmek için elde edebileceğiniz tüm verileri gözden geçirmenizi tavsiye ederiz. Ek olarak Alexa ve SimilarWeb gibi kaynaklardan da yararlanabilirsiniz.

3- Uluslararası Hedeflemeyi Nasıl Geliştirirsiniz?

  • Hedeflemenize ve karakteristiğinize uygun bir uluslararası site yapısı seçmenizi öneririz.
    • Belirli bir ülkeyi hedefliyorsanız; ccTLD kullanmanız uygun olabilir. Bu yöntem biraz masraflı olabilir, o yüzden bir sonraki maddeye geçebilirsiniz. Örneğin Fransa’yı hedefliyorsanız “https://siteadresi.com.fr“, İtalya’yı hedefliyorsanız “https://siteadresi.com.it“, İspanya’yı hedefliyorsanız da “https://siteadresi.com.es” adresini kullanabilirsiniz.
    • Ülke hedeflemesi için kullanılacak en kötü yöntem, sub-domain kullanmak olacaktır. Yani “https://fr.siteadresi.com/“, “https://it.siteadresi.com/“, “https://es.siteadresi.com/” gibi sub-domainlerin site otoritesine zarar verme ihtimali yüksektir.
    • Belirli bir dili ve ayrıca belirli bir ülkeyi hedefliyorsanız, dile ait klasörleri sitenizin kök dizini altında bulundurarak yönetmeniz en iyi seçenek olacaktır. Fransızca için “https://siteadresi.com/fr/“, İtalyanca için “https://siteadresi.com/it/“, İspanyolca için de “https://siteadresi.com/es/” klasörlerini oluşturup dile özel içeriği bu klasörler altından yönetmek en verimli yöntem olabilir. Diller için ccTLD kullanılması da mümkün olabilir ancak aynı dilin konuşulduğu birden fazla ülke için de ayarlama yapmanız gerekeceğinden, dikkatli kullanılmalıdır.
  • İçerik ve yapıyı o ülkeye ve dile özel olacak şekilde lokalize etmeyi deneyin.
    • Sitenizdeki içerikte dil ve ülke ayrımı yaptıysanız artık içeriklerin tamamında o dile ve o ülkeye özel düzenlemeler yapmaya başlamanız gerekiyor. Türkçe diliyle başlayıp farklı dillerde hizmet veren sayfaların kaynak koduna göz attığımızda hala Türkçe ifadeleri unutulduğunu gördüğünüzde, kullanıcılarınıza tam anlamıyla bir kullanıcı deneyimi yaşatamadığınızı söylemek mümkün.
      • Sayfa URL’si, sayfa başlığı, sayfa açıklaması, bağlantı metinleri, başlık etiketleri, görsel alt text metinleri, navigasyon, yazılı içerik, para birimi, adres, telefon numarası, e-posta adresi, gerekiyorsa saat- tarih, hava durumu vb. bölgesel detaylar.
  • Farklı dil ve bölgelere hitap eden her sitenizin tek tek bulunabilir ve kullanışlı olması gerektiğini vurgulamamıza gerek yok sanıyoruz ki. Farklı dil / ülke versiyonuna sahip siteler arasında geçişleri kullanıcıya bırakmak, otomatik geçiş yapılmasını önlemek en sağlıklı yöntemdir. Kullanıcı dil değişikliği yaptığında, önceki dildeyken bulunduğu sayfanın -eğer varsa- seçtiği dildeki versiyonuna gidebilmesi olumlu bir kullanıcı deneyimi olarak yansır.
    • Örneğin kullanıcı şu sayfada olsun: “https://siteadresi.com/tr/urun-kategorisi/urun-turu-123456”  kullanıcı bu esnada sayfayı yabancı dilde görmek için dil seçimi yaptığında, sayfa URL’sinin şöyle olması beklenebilir: “https://siteadresi.com/en/product-category/product-type-123456“. Eğer Türkçe olan bir sayfanın aynısının yabancı dilde de karşılığı varsa, bu yönlendirmeyi yapabilmek büyük fayda sağlayabilir.
  • Farklı diller için  rel=”alternate” hreflang=”x etiketi kullanmayı deneyebilirsiniz.
    • Konuşulan dilin arama motorlarına da bildirilmesiyle birlikte arama sonuçlarında doğru sayfalarınızın görünmesi sağlanabilir. Sayfanın HTTP header’ına yerleştireceğiniz bu basit kodla arama motorları içeriğin ülkeden bağımsız olarak özelleştirildiğini anlayabilir.
    • Detaylı bilgi için Dil ve bölgesel URL’ler için hreflang kullanma yardım sayfasına göz atabilirsiniz.
  • Bölgesel yani Ülke hedeflemesi yapıyorsanız,
    • Geotargeting özelliklerini kullanmayı deneyebilirsiniz. Özellikle Search Console aracılığıyla hedeflediğiniz ülkeyi seçerek arama motoruna Uluslararası SEO hedefiniz hakkında bilgi verebilirsiniz. Eğer birden fazla ülkeyi hedeflemişseniz, burada bir değişiklik yapmamanızı tavsiye ederiz.
    • CDN kullanma imkanınız varsa, hedeflediğiniz ülkede bulunan bir CDN sunucusu edinebilirsiniz. Hem o ülkede bağlantınız daha hızlı olacak hem de arama motorları bölgesel hedefinizi daha iyi algılayacaktır. Bu durumda Search Console’daki hedeflenen ülke seçeneğini kullanmanıza gerek kalmaz.

4- Uluslararası SEO Sürecini Nasıl Ölçümleyebilirsiniz?

  • Web sitenizin dil ve ülke versiyonlarını ayrı ayrı izlemeyi deneyin. Google Analytics ve Google Search Console ile yaptığınız izlemeleri ülke ve dil özelinde ayırmanız mümkün. Her dil veya ülke seçeneği için ayrı bir profil açabilirsiniz. Böylece sitenizin bulunduğunuz ülkedeki versiyonuyla yabancı ülkelerdeki versiyonları arasında performans karşılaştırması yapmanız mümkün olacaktır.
  • Daha da önce bahsettiğimiz gibi, SEMRush, Ahrefs, SEO Monitor veya SearchMetrics ve benzeri araçları kullanarak farklı versiyona sahip sitelerinizin görünürlüğünü takip edebilirsiniz. Özellikle hedeflediğiniz anahtar kelimeleri ve versiyon bağımsız olan giriş sayfalarının performanslarını karşılaştırarak zamanında önlem almanız mümkün olabilir.

Bilinen İstisnalar

Eğer hedeflediğiniz ülkeler arasında Rusya, Çin ve Güney Kore varsa, sadece Google arama motorunu dikkate almak yeterli olmayacaktır. Google dünya çapında en popüler arama motoru olsa da, söz konusu ülkelerdeki pazar payı yüksek değildir. O yüzden bu üç ülkede kullanmanın faydalı olacağı araçları da kullanmanızı öneririz: Yandex (Rusya), Baidu (Çin) ve Naver (Güney Kore).

Uluslararası SEO Pratiği Öncesi Önerilerimiz:

Yukarıda uluslararası SEO’da başlamak için hızlı bir kılavuz var. Uluslararası SEO için yazılmış çizilmiş birçok kaynak varken en önemli detayın gözden kaçması büyük sıkıntılara yol açabilir. Önce ne gibi sıkıntılara yol açabileceğini bir düşünelim; bu işi yapabilmek için ayırdığınız onca zaman, maddi kaynak ve insan gücü boşa gidebilir. Bu tür sıkıntılarla karşılaşmamak için mutlaka kendinize şu soruyu sormalısınız: “Buna ihtiyacım var mı? Gerçekten de bir fayda sağlayabilecek mi? Harcadığım emeğe değecek mi ve yatırımımın karşılığını alabilecek miyim?”

Eğer kendinize sorduğunuz bu sorulara olumlu yanıtlar veriyorsanız hiç vakit kaybetmeden planlama yapmaya başlamanızı tavsiye ederiz. Uluslararası pazarlar lokal pazarlara kıyasla daha yüksek trafik, dönüşüm ve kazanç sağlayabilir. Doğru uygulandığında Uluslararası SEO dünya çapında önemli sayıda potansiyel müşteriye ulaşmanızı sağlayabilir.

Bu konuda adım atmadan önce Google’ın Çok bölgeli ve çok dilli siteler yardım sayfasına göz atmanızı ve uluslararası SEO altyapınızı Google yönergelerini dikkate alarak oluşturmanızı tavsiye ederiz.

Emre Ercan
Ben Emre Ercan,
Stradiji Dijtal Pazarlama bünyesinde SEO Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Geçmişten beri teknoloji ve internet dünyasıyla olan yakından ilişkim sayesinde SEO'nun olumlu etkilerini müşterilerimize yansıtmak için canla başla çalışmaktayım.