seo içerik stratejisi

Stradiji.com bloguna eklediğimiz içerikleri nasıl belirliyoruz, hiç merak ettiniz mi? Blog yazısı yazmak için hangi araçları kullanıyoruz ve yayımlayacağımız içerikleri neye göre belirliyoruz? Bu yazımız kişisel ya da kurumsal bloglarında içerik sıkıntısı yaşayanlara gelsin…

Blogları İçerikle Beslemeli, ama Dengeli Beslemeli!

Bloglara düzenli içerik girilmesi gerektiğini şuan 70 yaşında olan annem dahi biliyor. Ancak gelin görün ki, kurumsal ya da kişisel bloglarda yapılan çok temel bir hata var; sırf içerik girmiş olmak adına birbiri ile alakasız içerikleri blog yazısı olarak girmek. Elbette, bu bir kişisel blogsa, blog yazarının ilgilendiği pek çok konu hakkında blog yazısı yayımlamasını olağan bir durum olarak kabul ederiz. Ancak eğer bu spesifik hedefleri olan kurumsal bir blogsa ve sitenin bir uzantısı gibi konumlandırılmışsa (örn: www.domainadi.com/blog), gelişi güzel yayımlanan içeriklerin arama motorlarının kafasını fena halde karıştırma ihtimali var.

Stradiji blogunda bizim işimiz nispeten kolay; zira ağırlıklı olarak SEO konusunda yazı yayımlıyoruz. Zaman zaman App Store Optimization (ASO) ve mobil uygulamalarla ilgili yazılar da yayımlıyoruz. Google’da yapılan doğal aramalarla mobil uygulama marketlerde yapılan aramaların giderek daha iç içe geçebileceğini görebiliyoruz.

Takip Ettiğimiz SEO Referansları

Söz konusu olan SEO olduğu, musluğun başı da Amerika olduğu için, ağırlıklı olarak yurt dışında yayımlanan önemli blogları ve Google resmi blogunu takip ediyoruz. Bu arkadaşların bize göre önemli avantajları var; bir kere gerçekleşen tüm önemli güncellemeler çoğu zaman öncelikle Amerika’da gerçekleşiyor, sonra İngilizce konuşulan ülkelere, en nihayetinde Türkiye gibi Google açısından önceliği daha düşük olan ülkelere geliyor.

Takip ettiğimiz belli başlı blogları aşağıda bulabilirsiniz:

Düzenli İçerik Takibi İçin Uyguladığımız Yöntem:

Tek tek blogları ziyaret ederek incelemek belli bir vakit alacağı için Slack‘te bir kanal oluşturduk. Takip ettiğimiz her bir blogu RSS ile bu kanala bağladık. Herhangi yeni bir yazı yayımlandığında çok kısa sürede bu kanala düşüyor ve cep telefonlarımızdan, tabletlerimizden ya da masaüstü cihazlarımızdan haberdar oluyoruz. Aşağıda Slack’te oluşturduğumuz kanala düşen yeni SEO haberlerinin ne şekilde görüntülendiğini görebilirsiniz:

stradiji slack seo kanalı

SEO Arşivimiz Herkesin Erişimine Açık

Hemen her gün İnternet ortamında sörf yaparken ya da Sosyal Medya’da gezinirken önemli bir SEO haberine denk gelebiliyoruz. Ya da Google’da önemli bir SEO konusu ile ilgili araştırma yaparken muhteşem referans yazıları ile karşılaşabiliyoruz. Çoğu durumda bunları okumaya vakit bulamayabiliyoruz, ancak yaklaşık 2 senedir bunları Stradiji Flipboard dergisinde arşivliyoruz. Flipboard Chrome Extension bize bu konuda kolaylık sağlıyor. Cep telefonlarımızdan, tabletlerimizden ya da masaüstü bilgisayarlarımızdan daha sonra başvurabileceğimiz önemli referans SEO makalelerini bu şekilde kolayca arşivliyebiliyoruz:

stradiji flipboard

Hangi Konuda Yazmalı? Kimleri Hedeflemeli? İşte Bütün Mesele…

Dolayısıyla her hafta elimizde onlarca potansiyel blog yazı konusu oluyor. Bunlardan hedef kitlemize göre öncelikli olanları tespit ediyoruz. Tam da noktada hedef kitlemizden bahsetmemde fayda var.

SEO söz konusu olduğunda Türkiye’de inanılmaz bir bilgi kirliliği yaşandığını düşünüyoruz. Blogumuzla amaçladığımız bu bilgi kirliliğinin ortasında kalmış, ne yöne gideceğine karar vermeyen, teknik bilgisi yetersiz insanlara yol göstermek. Bu bir KOBİ de olabilir, kurumsal bir firmanın dijital pazarlamadan sorumlu yöneticisi de. Hedeflemediğimiz kesim ise SEO söz konusu olduğunda her şeyi bildiğini iddia edenler ve mazisi 8-10 yıllık bu sektörde 15 yıllık tecrübesi olanlar 🙂

Neden Her Hafta Gerekli Gereksiz Yazı Yazma İhtiyacı Hissediyoruz?

Biraz da Stradiji olarak bizden ve yazıları yazarken neyi hedeflediğimizden de bahsetmemde fayda var. Biz butik bir SEO firmasıyız. Ajansız demek istemiyorum, nedense ajans diyince olay farklı bir boyuta gidiyor. Evet, biz butik bir SEO firmasıyız, 4 kişilik küçük bir ekibiz ve aynı anda taş çatlasın 10 tane müşterimiz olabilir. Dolayısıyla yazıları yazarken niyetimiz amiyane tabirle yeni müşteri düşürmek değil, daha ziyade bilgimiz ve tecrübemizle işin uzmanı olmayanlara yol göstermek. Butik hizmet sunduğumuz için belli bütçelerin altına düşmeme lüksümüz var. Dolasıyla bizimle çalışan firmaların seçtiği bir SEO ajansı değiliz, çalışmak istediğimiz, referans olabilecek, faydalı bir amaca hizmet ettiğini düşündüğümüz, iyi anlaştığımız ve ödemesini düzenli yapan (!) firmalarla çalışmayı tercih ediyoruz 🙂

Bizi düzenli yazmaya iten motivasyon Türkiye’de SEO’nun dünya standartlarında yapılmasına katkı vermek ve SEO ile ilgili bilgi kirliliğinin önüne geçmektir.

Mütercim Tercüman Değiliz

Her bir blog yazısının hazırlanması yaklaşık 4-5 saatlik bir süreyi alabiliyor. Bunu asıl işimizden arta kalan zamanlarda yapmaya çalışsak da, her hafta minimum 2-3 yazı yayımladığımız için bu ciddi bir mesai harcadığımız anlamına geliyor. Söz konusu yabancı kaynakları taradıktan ve Türkiye ile ilgili olabileceğini düşündüğümüz yazıları ayıkladıktan sonra, geriye onları birer blog yazısı haline getirmek kalıyor.

Başta da dediğim gibi çoğu durumda biz Amerika’daki gündemi takip ediyoruz ve Türkiye’deki hedef kitlemizin bu gelişmelerden haberdar olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Yazıları bire bir çevirmek gibi bir yaklaşımımız yok. Kişisel bilgi ve tecrübelerimizi de katarak özgün birer yazı konusu haline getirmeye çalışıyoruz. Aksi takdirde konunun uzmanı olmayan kişilerin yazdığı aşırı abartılı ve maksadını aşan SEO haberlerine dönüşme riski var. Ancak SEO zaten çok ciddi mesai gerektirdiği, biz de blog yazılarından herhangi bir gelir elde etmediğimiz için şu aşamada içerik oluşturmak konusunda ağırlıklı olarak bu yabancı bloglara ve Google’da gerçekleşen gelişmelere bel bağlamış durumdayız.

İçerik Konusunda Bize El Verin

Nadiren Türkiye’de yaşanan bazı gelişmelerle ilgili de yazdığımız oluyor. Yazı konularını çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Okuyucularımızdan gelen olumlu – olumsuz eleştirilere çok açığız. Onlardan gelen içerik önerilerini de dikkate alıyoruz. Bu yazı konusu her bir blog yazımızın sonunda görebileceğiniz “Bu makale faydalı mıydı” eklentisi sayesinde elde ettiğimiz okuyucu görüşü ile belirlendi. İyi niyetinden kuşku duymadığım sevgili bir okuyucumuzun yazdığı yapıcı bir eleştiri beni bu açıklama yazısını yazmaya motive etti. Umarım kendimizi bir parça daha iyi anlatabilmişizdir 🙂

Lütfen siz de olumlu  – olumsuz görüşlerinizi aşağıdaki eklenti aracılığıyla bize iletin. Eksik gördüğünüz, yazmamızı istediğiniz konular varsa lütfen bize iletin.

Mert Erkal
Ben Mert Erkal, nam-ı diğer “İnternet’in Son Ütücüsü”. Gemi inşa mühendisi olmama rağmen kendimi bildim bileli bilgisayarlara ve internete karşı büyük bir tutkum vardı. Bu tutkum beni 10 senelik işimden ayrılıp kendi yolumda yürümek konusunda cesaretlendirdi. 2009 yılında Stradiji Dijtal Pazarlama‘yı kurdum, o gün bu gündür Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve ASO (App Store Optimization) konularında danışmanlık hizmeti veriyorum.