geçmiş SEO hataları

SEO kavramının ortaya çıkmaya başladığı zamanlardan önce bir Web sitesinin varlığından haberdar olmak ya çok zor ya da çok kolaydı. Arama motorları herhangi bir kural ya da kriter içermeden Web sitelerini dizinlerine eklemeye ilk başladığında, site yöneticileri karmaşık stratejiler ya da içerik yönetimi gibi kavramlardan pek haberdar sayılmazlardı. Bize “buraları eskiden hep dutluktu” sözünü hatırlatan o masum dönemin hikayesini SEO’nun 25 yıllık evrimi yazımızda ele almıştık. Gelin şimdi hep birlikte filmi başa sarıp SEO yolculuğu boyunca hangi hataların yapıldığını ve halen yapılmaya devam edildiğine bir göz atalım.

 Neler Yaptık ve Neler Yapmamız Gerekiyor?

Öncelikle elimizde iki kavram var: Birincisi; dijital stratejimizi ve içeriğimizi barındıran Web site veya sitelerimiz; ikincisi ise arama motorları ve algoritmalar. Elimizdeki Web sitesi ister kişisel bir blog, ister e-ticaret sitesi, ister bilgilendirme amaçlı sayfalar içeren bir Web sitesi olsun, hiç fark etmez. Web sitemizin doğru dijital stratejiye sahip olması, içerik yönetiminin hem kullanıcılara hem de arama motorlarına hitap etmesi büyük önem taşımakta.

Arama Motorları sitenizi bir kullanıcı gözüyle görmeye çalışıyorlar çünkü sitenizin durumunu kullanıcılarınız belirliyor, kullanıcıların davranışları ve sitelerin analizi de arama motorlarının ürettiği algoritmalar kullanarak yapılmakta. Dünyada ve ülkemizde en bilinen arama motoru olan Google, sayısı 200’e ulaşan irili ufaklı algoritmayla Web sitelerini analiz ediyor ve her bir arama sorgusu için sıralanmasını sağlıyor. Şu son cümlede ifade ettiğimiz durumun somut bir hali neredeyse yok gibi, bir arama sorgusu esnasında o kadar çok algoritma aynı anda çalışıyor ki, farkında olamıyoruz. Farkında olmadığımız bu süre ise genelde bir saniyenin altında; örnek vermek gerekirse:

google arama sorgusu

Basit bir arama sorgusu için 0,51 saniyede sonuç sayfasını gösteren Google, 0,51 saniye içinde ne gibi çalışmalar yapmakta, hiç merak ettiniz mi?

Biz de merak ediyoruz, fakat bu sorunun yanıtını tam olarak vermek -bir Google mühendisi değilseniz- pek mümkün değil. Arama sorgusunun Google’a ulaşması, algoritmaların çalışması, arama terimlerine uygun sayfaların kullanıcıya ulaştırılması esnasında geçen süre sadece 0,51 saniye. Elimizdeki ikinci kavramı, Arama Motorunu ve Algoritmaları bu şekilde açıklayabiliriz.

Geçmişte Yapılan Hatalar:

“Neler yaptık?” sorusuna vereceğimiz yanıtlar arasında “hata yaptık” varsa, durum biraz sıkıntılı olabilir. Arama motorlarının yaygınlaşmaya başladığı dönemden bugüne izlenen hatalı stratejiler, varlığını sunucunuzun tozlu raflarında unuttuğunuz sayfalarınızda sürdürüyorsa, organik trafiğinizin olumsuz etkilenmesi işten bile değildir. Eski sayfalar sürekli güncellenen algoritmalara ayak uyduramıyorlarsa, organik trafiğin kaybı yanında sıralama kaybı da yaşatabilir. Bu yönde yapılan hatalara kısaca göz atalım:

güzel Web Sitesi

1- Anahtar Kelime Odaklı Sayfalar

“SEO” dendiğinde aklınıza gelen ilk şey: “Anahtar Kelime” ise, üzgünüz, SEO’yu modası geçmiş bir kavramla bağdaştırıyorsunuz demektir. SEO’nun karanlık çağlarında bir sayfa içerisinde açık şekilde ya da kenarda köşede yığınla bulunan Anahtar Kelimelerin yer alması bir avantajdı ve o dönemlerde “bilgisayar oyunu” aramasını yaptığınızda karşınıza “kahve fincanı” ile ilgili bir sayfanın çıkması anormal bir durum değildi. Fakat şu an durum değişti ve eğer arama terimini karşılamayan bir sayfanız arama sonuçlarında yer alıyorsa, o sayfanın sırasını zamanla kaybetmesini bekleyebilirsiniz.

  • Bunun Anlamı Ne?

Hummingbird Algoritma Güncellemesiyle birlikte Google, “tekil anahtar kelime” odaklı arama ve stratejisini buna göre oluşturmuş sayfalar için önlem aldı. Buna göre birkaç kelimeden oluşan arama sorguları ve bu sorguları karşılayabilen sayfalar daha önemli bir hal almaya başladı. Yani basitçe açıklamak gerekirse; kullanıcı anlamlı bir soru cümlesiyle arama yaptığında, sayfanız bu sorguyu karşılayan anlamlı ve bütün halinde cümleler içeriyorsa, algoritmanın gerekliliklerini karşılıyor demekti.

Buna göre bir kullanıcının “telefon sistemi android beyaz geniş ekran işletim” şeklinde bir arama yapması beklenmiyor, bu yüzden sayfanızda bu kelimelerin sıralanmış şekilde yer alması bir şey ifade etmiyor. Bunun yerine o sayfada “Geniş ekranlı Android İşletim Sistemine sahip Beyaz Telefon” cümlesi yer alıyor olsaydı, sorguyu karşılama şansı daha yüksek olacaktı. Ya da “Zeytinyağlı Sebze Yemeği Nasıl Yapılır?” sorgusuna karşılamayı hedefleyen sayfa içerisinde “zeytinyağlı, sebze, yemek, nasıl yapılır” şeklinde sıralanmış anahtar kelimeler yerine, kendini bir kullanıcı yerine koyarak stratejisini geliştiren yazarın yazacağı yazı algoritma açısından daha doğru bir içerik ortaya çıkaracaktı. Ancak hala konuya bu şekilde bakıyorsanız, en azından bir algoritmanın gerekliliklerini yerine getiremiyorsunuz demektir. Bu sebeple tekil anahtar kelimelere odaklanmak yerine kullanıcıların bakış açısıyla içerik üretmeniz büyük fayda sağlayacaktır.

  • Ek Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Rakip Web sitelerinin bu konuda nasıl bir strateji izlediğine dikkat etmelisiniz. Arama motoru Web sitenizin ağırlık verdiği konuyla ilgili sadece sizin Web sitenizi taramıyor, muhtemelen Web sitenizin içeriğiyle benzeşen binlerce Web Sayfası var ve bu sayfaların hepsi farklı stratejilerle hazırlanmış durumda. Bu sebeple sitenizin ve sayfalarınızın özgünlüğüne ve güncelliğine dikkat etmenizde de fayda var.

link satın almak ve spam

2- Link Satın Almak

Özellikle Google’dan önce ve Google’ın ağırlığını hissetmeye başladığımız dönemlerde Link satın almak popüler bir yaklaşımdı. Şöyle düşünün, Web siteniz için Link satın alabileceğiniz belli kaynaklar var ve o kaynaklardan link satın alıyorsunuz. Sadece siz mi o kaynakları kullanıyorsunuz?

Sizin gibi birçok Web sitesi için benzer kaynakları kullanarak link satın alıyor ve bir süre sonra bu kaynaklar işe yaramaz hale geliyor. Karşınıza yeni kaynaklar çıkıyor, oradan da yeni Linkler alıyorsunuz ve büyük bir karmaşa çıkıyor ortaya. Satın aldığınız tüm linkler hem gereksiz ve anlamsız bir trafik yaratıyor hem de diğer Web sitelerinin de aynı kaynaklardan link alması sebebiyle “Ben buradayım” diye bağıran bir ağa dahil olmuş oluyorsunuz. Google için bu tür siteleri tespit etmek gerçekten çok kolay. Google o dönemden bugüne “SPAM” kavramına kelimenin tam anlamıyla savaş açmış durumda ve Web siteniz bu yapay ağlardan birine dahil olmuşsa, “SPAM” etiketinin üzerinize yapışması an meselesi. Google Penguen Algoritması “SPAM” kavramıyla savaşmak için 2012 yılında devreye girdi. Google Panda Algoritması da bu konuda yardımcı öğeler içeriyor.

  • Bunun Ne Anlama Geliyor?

Penguen ve Panda algoritma ve algoritma güncellemeleri, bir Web sitesinde gözlemlenen yapay link trafiğini izlemek ve bu trafiğin Web sitesinin kazanacağı haksız kazancı ortadan kaldırmak için sürekli güncellenmekte. Gerektiğinde bu davranışın gözlendiği Web sitesi cezalandırılıyor ve sıralamalarda kayıplar yaşıyor. Hatta ceza Google dizinlerinden çıkarılmaya kadar bile gidebilir. Siteniz Google dizinlerinde yer almadığında neler olabilir? Basitçe söylemek gerekirse organik arama sonuçlarında görüntülenme şansını ve büyük bir trafik potansiyelini kaybedersiniz. Aynı zamanda diğer platformlarda sarf ettiğiniz eforun büyük ölçüde boşa gideceğini söyleyebiliriz.

  • Ek Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Google, bir linkin kaynağını inceleyerek o linkin satın alınıp alınmadığını ya da doğal yollarla kazanılıp kazanılmadığını anlayabilir. Bu duruma mahal vermemek adına link satın aldığınız kaynağın yöneticisiyle iletişime geçerek sayfanıza alınan linkı kaldırtmayı talep edebilirsiniz. Eğer kaynağa ulaşamıyorsanız Google Disavow Aracını kullanarak söz konusu linklerin dikkate alınmamasını talep edebilirsiniz.

Google Disavow Aracıyla ilgili not: Bu aracı kullanırken çok dikkatli olmanızı tavsiye ederiz. Araçla ileteceğiniz linklerin gerçekten “SPAM” kavramına uyuşması gerekmektedir. Daha fazla ayrıntı için Google’ın Geri Bağlantıları Reddetme rehberine göz atın.

anchor text örneği

3- Bağlantı Metinleri (Anchor Text) Optimizasyonu

Anchor Text, Metin Çapası ya da Bağlantı Metinleri olarak adlandırabileceğimiz bu fonksiyonlar, bir bağlantının neyle ilgili olduğu konusunda arama motorlarına fikir vermek amacıyla kullanılmaktaydı. Başka bir Web sayfasına link verirken, Web sayfasının ilgili olduğu konuyu kullanarak bağlantı metni yazmak oldukça mantıklı bir davranış. Örneğin “Twitter’da fenomen olmanın yolları” konulu bir yazıyı okuyabileceğimiz bir sayfaya link verirken “Twitter’da fenomen olmanın yolları” şeklinde bağlantı metni belirtmenin herhangi bir sakıncası yok. Bu fonksiyon hem sitenizde yer alan bir başka sayfaya link verirken (iç linkleme) hem de başka Web sitesinde bulunan bir sayfaya link verirken (dış linkleme) kullanılabilmekte.

  • Bu Ne Anlama Geliyor?

Ancak abartmamakta fayda var; yazınızı gereksiz düzeyde linkle ve anchor text (bağlantı metni) ile doldurursanız, orada bir problem olduğu kolayca anlaşılabilir. Bağlantı metinleri doğru şekilde kullanıldığında oldukça yararlı fonksiyonlardır, linki veren sayfa ile linki alan sayfa arasındaki bağlantının doğallığını ölçmek, bağlantıyı alan sayfa ile bağlantı metni arasındaki ilgiyi sağlamak açısından yerinde ve yeterli düzeyde kullanılması çok sağlıklıdır. Sayfanızda aşırı düzeyde iç ve dış link varsa ve hepsinde ilgili ilgisiz bağlantı metinleri yer alıyorsa, hem o sayfanın hem de sitenizin performans problemleri yaşaması an meselesidir.

  • Ek Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler:

İlk maddede bahsettiğimiz gibi, “anahtar kelime odaklı” içeriğin modası çoktan geçti. Bu yüzden bağlantı metinlerinizi mantıklı cümleler oluşturacak şekilde kullanmaya özen gösterin. Ayrıca bir başka Web sitesi sizin sayfanızı hedef alarak yukarıdaki gibi mantıksız ve abartılı metinlerle linkler vermişse, kaygılanmanıza gerek yok. Hatalı davranış o sayfada olduğu için, sizin açınızdan herhangi bir problem oluşmuyor. Aynı şekilde siz de başka sayfaları hedef alarak bu şekilde linkler oluşturarak o sayfalara zarar vermeyi hedefliyorsanız, bu fikrinizden hemen vaz geçmenizi öneririz.

yetersiz içerik

4- Yetersiz ve Kısıtlı İçerik

Yetersiz ve kısıtlı içerik, hem arama motorlarının hem de kullanıcıların çok hoşlanacağı bir şey olmayabilir. Bir konuda verdiğiniz bilgiyi kısıtlıyor ve özetlemek için kendinizi kasıyorsanız, kullanıcılarınız verdiğiniz bilgiden memnun olmayacaktır. Bu konuda yaptığımız araştırma ve incelemelere ek olarak, Google’ın ardı ardına yaptığı İçerik Kalitesi Güncellemeleri gösteriyor ki, yetersiz ve kısıtlı içeriğe sahip Web siteleri Google dizinlerinden yitip gitmeye mahkum. Bu da bize “İçerik Kraldır” söylemini hala dikkate almamız gerektiğini hatırlatıyor. Ancak ‘içerik kraldır’ şekliyle değil, “güncel, özgün ve doyurucu içerik kraldır” şekliyle ele almak gerekir ki, içerik yönetimi ve dijital stratejiimizi buna göre düzenleyebilelim.

  • Bu Ne Anlama Geliyor?

İçeriğiniz Web sitenizin arama motorlarındaki görünürlüğünü garantileyen ilk öğe olduğu için en çok dikkat edilmesi gereken nokta budur. İçerik söz konusu olduğunda rekabet içinde olduğunuz iki kavram var; rakipleriniz ve Arama Motorları. Aynı sektörde rekabet ettiğiniz isimler dışında da sizinle rakip olabilecek yüzlerce Web sitesi olabileceği ihtimalini aklınızdan çıkarmayın. Örneğin sitenizde satışını yaptığınız bir ürün hakkında popüler bir forumda yapılan tartışma, Web sitenizin organik trafiğini doğrudan etkileyebilir. Arama sonuçlarında ürün sayfanızın üzerinde yer alan forum sayfası, kullanıcıların tercihini etkileyebilir. Eğer ürün sayfanızdaki içerik yeterli değilse, etkilenme düzeyi iki katına çıkabilir. Bu açıdan sayfalarınızın akıbetini kullanıcıların verdiği karar de belirlemekte.

  • Ek Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Site içeriğinizi geriye dönük inceleyerek güncellemeniz, içerik stratejinizi özenle oluşturduğunuzu göstermektedir. Eski sayfaların güncellenmesi ve içeriğinin güncellenmesi ilk olarak arama motorlarının dikkatini çekecektir. Bu şekilde arama sonuç sayfalarının ışık almayan köşelerinde yaşam savaşı veren sayfalarınızı ilk sayfaya çıkarma şansınız olabilir. Bu tür örneklerle sıklıkla karşılaştığımızı da ekleyelim.

Sonuç Olarak

Web sitenizin eski sayfaları, modası geçmiş içerik stratejisi ve yukarıda sıraladığımız hatalı yöntemler bir araya geldiğinde, eski sayfalarınız patlamaya hazır bir bombaya dönüşmüş olabilir. Sitenizdeki her bir öğeyi güncel stratejilere uygun olacak şekilde düzenlemeniz, aldığınız linkleri tek tek kontrol etmeniz, bağlantı metinlerinizi düzenlemeniz ve anahtar kelime odaklı sayfalarınızı elden geçirmeniz, organik trafiğinizi büyük ölçüde olumlu destekleyecektir.

Rakiplerinizin artılarını ve eksilerini de göz önünde bulundurarak, her sayfanızı yenilemeniz geçmişteki hatalarınızın yol açabileceği olumsuz sonuçları ortadan kaldırabilir. Fazla mesai yapmanız gerekse bile herhangi bir arama motoru cezasıyla karşılaşmadan önce, Web sitenize dair her detayı düzenlemek, gelecekte daha fazla zaman ve bütçe harcamanıza sebep olabilecek olumsuz durumlardan kurtulmanızı sağlayabilir.

Emre Ercan
Ben Emre Ercan,
Stradiji Dijtal Pazarlama bünyesinde SEO Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Geçmişten beri teknoloji ve internet dünyasıyla olan yakından ilişkim sayesinde SEO'nun olumlu etkilerini müşterilerimize yansıtmak için canla başla çalışmaktayım.