Makine Öğrenmesi SEO’yu Nasıl Değiştiriyor?

machine learning seo

Makine Öğrenmesi (Machine Learning), matematiksel ve istatistiksel yöntemler kullanarak mevcut verilerden çıkarımlar yapan, bu çıkarımlarla bilinmeyene dair tahminlerde bulunan yöntem paradigmasıdır. Makine öğrenmesine güncel hayatımızdan örnek olarak yüz tanıma, belge sınıflandırma, SPAM tespiti ya da dünya satranç şampiyonlarını dize getiren yapay zeka satranç yazılımı Deep Blue örneklerini verebiliriz. Google makine öğrenmesi konusunda en çok gelişim gösteren arama motoru olarak dikkat çekiyor ve sesli, yazılı ya da görsel aramalarımıza en iyi cevabı vermek için kendini geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyor. Bu yazımız sayesinde makine öğrenmesi’nin SEO’yu nasıl değiştirmekte olduğunu keşfedebilir, SEO stratejinizi bu yeni duruma göre nasıl baştan oluşturabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Makine öğrenmesinin en belirgin yansımalarından biri yapay zekadır. Yapay zekanın icraatlarını mutlaka duymuşsunuzdur, 1997 yılında IBM’in yapay zeka yazılımı Deep Blue, dönemin satranç şampiyonu Gary Kasparov’u mağlup ettiğinde yer yerinden oynamıştı. 2015 yılı Ekim ayında ise Google’ın DeepMind ile birlikte geliştirdiği bir başka yapay zeka yazılımı olan AlphaGo, Avrupa Go şampiyonu Fan Hui’yi 5 defa üst üste yenerek yapay zekanın ne düzeye geldiğini ortaya koydu. Basitçe söylemek gerekirse bu yazılımlar hatalarından ders alarak doğruyu öğreniyor ve rakibini bu şekilde yenmeyi başarıyor. Stephen Hawking’e göre dünyanın sonunu yapay zeka getirecek.

Not: AlphaGo, Mart 2016’da Dünyanın en iyi Go oyuncusu kabul edilen Lee Sedol ile bir maç daha yapacak.

Makine Öğrenimi Nedir?

“Makine öğrenimi, bilgisayarların algılayıcı verisi ya da veritabanları gibi veri türlerine dayalı öğrenimini olanaklı kılan algoritmaların tasarım ve geliştirme süreçlerini konu edinen bir bilim dalıdır. Makine öğrenimi araştırmalarının odaklandığı konu bilgisayarlara karmaşık örüntüleri algılama ve veriye dayalı akılcı kararlar verebilme becerisi kazandırmaktır. Bu, makine öğreniminin istatistik, olasılık kuramı, veri madenciliği, örüntü tanıma, yapay zekâ, uyarlamalı denetim ve kuramsal bilgisayar bilimi gibi alanlarla yakından ilintili olduğunu göstermektedir.” (Makine Öğrenimi, Wikipedia)

Yani makine öğrenimi, sınırları keskin şekilde çizilmemiş ve programlanmamış olan bir süreci öğrenmeyi sağlayan işlemler dizisidir. Fakat hala bilgisayarlar ve programlar beklediğimiz yapay zeka davranışlarını gösteremiyor olsa da, az önce de bahsettiğimiz gibi büyük gelişmeler var. Google’ın özellikle yapay zeka üzerinde durması ve hatta arama algoritmalarına RankBrain gibi bir algoritmayı katması, konunun kısa zamanda daha fazla gelişme göstereceğinin sinyallerini de veriyor.

Satranç ve Go, bir oyun olarak zor ve karmaşık örnekler olsa da, günlük hayatımızda daha karmaşık şeyleri rutin olarak yaptığımızı hatırlarsak işler değişiyor. Örneğin: Trafikte otomobil kullanmak. Özellikle İstanbul trafiğinde otomobil kullananlar bunun ne kadar zor ve stresli olduğunu biliyorlardır. Ancak makine öğrenimi, kendi kendini sürebilen otomobiller geliştirmek için de çalışıyor. Aşağıda yine Google tarafından geliştirilmiş olan “Self Driving Car” örneğinin nasıl çalıştığını görebilirsiniz:

Sürücüsüz otomobiller, insansız hava araçları gibi uzaktan kontrol edilmiyor, bir grup yazılımcı ve sürüş uzmanının önceden belirlediği kurallarla oluşturulmuş yazılımlar ve uzaklık ölçer, lazer sensör ve etrafı izleyen kameralarla anlık olarak çalışıyorlar Böylece sürücüsüz otomobiller, etraftaki nesneleri her saniye izliyor ve kırmızı ışıkta durabiliyor, sağa dönerken sinyal verebiliyorlar.

Makine Öğrenimi ve SEO Arasındaki Bağlantı Nedir?

Hepimiz sorularımıza cevap veren bir bilgisayar hayal etmişizdir. Arama motorları da sorularımıza cevap vermek üzere evriliyorlar. Google bu konuda en çok gelişim gösteren arama motoru olarak dikkat çekiyor ve sesli, yazılı ya da görsel aramalarımıza en iyi cevabı vermek için kendini geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyor. Özellikle makineler için Türkçe’nin anlaması ve öğrenmesi zor bir dil olduğunu söyleyebiliriz, dil bilgisi ve alternatif kelime zenginliği açısından bilgisayar programları için oldukça zor bir dil. Ancak arama motoru, yıllardır toparladığı bilgiyle yaptığımız bir aramanın ilişkili olduğu başka aramaları, yanlış yazılan kelimelerin doğru halini karşımıza çıkarabiliyor. Bir noktaya kadar etkileyici olan bu durum artık daha da ileriye taşınmak üzere. Google HummingBird Algoritması ve Google RankBrain algoritması işte bu ilerlemeyi kaydetmek için kendi kendini geliştirmeye çalışıyor.

En önemli üçüncü sıralama kriteri haline geldiğini söyleyebileceğimiz RankBrain, yakın zamanda sorularımıza cevap verebilecek şekilde hizmete girecek. Özellikle mobil İnternet kullanımının gittikçe arttığı günümüzde, cep telefonunuza sorular sorarak yanıtlar bulabileceksiniz. Benzer bir sistem Apple iOS işletim sistemi içinde “Siri” adıyla yer alıyor ancak Google bunu dizinine eklediği tüm Web sitelerinde kullanabilecek şekilde kullanmayı planlıyor.

RankBrain bir yapay zeka ürünü olarak hayata geçecek fakat arama sonuçlarındaki sıralamalara nasıl bir etkisi olacağını tahmin etmek zor. Henüz tam olarak test edilebilecek bir ortam oluşmadığı için olumlu veya olumsuz unsurları tespit mümkün olmasa da, şunu söyleyebiliriz: Normal bir kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayabilecek, ortalama bir insanın neyi nasıl aradığını ve ne görmek istediğini anlayabilecek bir algoritma olacak. Buradan yola çıkarak Web sayfalarınızı ve içeriğinizi bir kullanıcı gözünden bakarak yeniden düzenlemenizde fayda var.

Arama Motorlarının Kullandığı Yapay Zeka Algoritmalarını Anlamak

Arama motorlarında kullanılması planlanan algoritmaların nasıl çalıştığını, sıralamayı ya da trafiği nasıl etkilediğini öğrenmeyi hepimiz çok istiyoruz. Ancak dikkat etmemiz gereken çok önemli bir nokta var:

Algoritmalar insan davranışına bağlı olarak sürekli değişecekler ve kendini geliştirecekler. Nasıl ki iş ya da sınıf arkadaşınız haftanın her günü aynı ruh halinde değilse, İnternette arama yapan insanlar da hep aynı ruh haliyle ve beklentiyle arama yapmayacaklar. Her seferinde farklı bir konuyu araştıracak, farklı bir ürünü ya da hizmeti incelemek isteyecekler. Kimi zaman bir cep telefonunun fiyatına bakarken kimi zaman nakliye şirketlerinin fiyatlarını karşılaştıracak, haberlere göz attıktan sonra yabancı bir şarkının şarkı sözlerini arayıp ünlü bir aktörün Oscar ödülü kazanıp kazanmadığını görmek isteyecekler.

Hepsi birbirinden çok çok farklı olan arama konularının ucu bucağı olmayacağı için arama motoru hepsine tutarlı yanıtlar vermeyi hedefleyerek kendini geliştirmeye devam edecek. Bu açıdan baktığımızda sıralamayı etkileyecek keskin faktörler olmayacağını söyleyebiliriz. Örneğin geleneksel arama motoru optimizasyonunda sayfa başlıklarının, sayfa açıklamalarının, başlık etiketlerinin karakter sınırlamaları vardır ve bu bilinen bir faktördür. Ancak işin içine yapay zeka girdiğinde bunlar gibi sınırlandırılmış faktörlerden söz etmek imkansız hale gelebilir. Bu yüzden, insan gibi düşünmek, insan için üretmek ve optimize etmeye devam etmek en doğrusu olacaktır.

Kullanıcı Deneyimi Daha Önemli Bir Faktör Haline Geliyor

Yapay zekayla donatılmış algoritmalar insan davranışlarını gözlemledikçe ve öğrendikçe, olumsuz kullanıcı deneyimi yaşatan Web sayfalarını da kolayca tespit edebilir hale gelecek, bu yüzden Web sitenizde ve sayfalarınızda tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunuyor olduğunuzdan emin olmalısınız. Kullanıcının içgüdüsel davranışları bu konuda size çok iyi fikir verebilir. Daha önce de sık sık incelediğimiz kullanıcı deneyimi konusu, Web sitenizin başarılı bir hizmet vermesini sağlayan en önemli faktördür. Muhteşem tasarıma sahip ve güncel, özgün ve çok kaliteli içeriğe sahip bir Web sitesi kritik noktalarda olumlu kullanıcı deneyimi sunamıyorsa, İnternetteki varlığı zamanla unutulacaktır. Bu yüzden popüler Web siteleri sık sık tasarım değişikliği yaparlar:

Wayback Machine ile görüntülediğimiz 2005 yılındaki YouTube‘un, günümüzdeki görünümüyle karşılaştırdığımızda ciddi bir değişim geçirmiş olduğunu söyleyebiliriz. YouTube tasarımını hiç değiştirmeden yukarıdaki gibi devam ediyor olsaydı bugün ne kadar başarılı bir Web sitesi olurdu sizce?

Bize sorarsanız İnternetin tozlu raflarında unutulup giderdi. Bu yüzden sık sık güncellemeler ve değişiklikler yapılarak kullanıcıların en rahat kullanmasına imkan verecek şekilde değiştirilen YouTube günümüzde kullanıcı deneyimi açısından en başarılı örneklerden biri. Hem mobil uyumluluk hem platform uyumluluğu hem kullanım rahatlığı hem de dahili olarak kullanılabilen, Dünyanın en büyük ikinci arama motoruyla tam bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Web siteniz YouTube gibi çok ziyaret edilen ve yüksek geliri olan bir site olmayabilir, ama günün birinde öyle olmayacağını neden söyleyelim? Pozitif düşünerek Web sitenizin kullanıcı dostu olmasını sağlayarak geleceğe doğru yatırım yapabilirsiniz.

Bu yüzden aşağıdakilere özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederiz:

  • Kullanıcı deneyimi ve kullanıcı arayüzünün sürekli iyileştirilmesi
  • Sitenin her noktasında A / B testleri yaparak en iyi sonuca ulaşılması
  • Yüksek kaliteli, özgün ve güncel içerik üretiminin planlanması ve uygulanması
  • Kullanıcı davranışlarını izleyerek sayfaların, linklerin, içeriğin, tasarımın iyileştirilmesi
  • Mobil uyumluluğun eksiksiz sunulması
  • Web sitesinin Sosyal Medya aktiviteleriyle desteklenmesi
  • Olumlu olumsuz yorumların gizlenmemesi, aksine bu yorumların dikkate alınması ve buna göre iyileştirmelerin yapılması

Günümüzde ismini herkesin bildiği popüler Web siteleri yukarıdaki gibi birçok unsura dikkat ederek içerik stratejilerini sürekli güncelliyor. Ekibin küçük ya da büyük olması fark etmiyor, bu tür etkin ekipler sürekli “nasıl daha iyi yapabiliriz?” sorusu üzerinde düşünüyorlar ve asla tatmin olmuyorlar. Amacınız ister markalaşmak ister bilinirliğinizi artırmak olsun, bir Web siteniz aracılığıyla potansiyel müşterilerinizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek çok önemli bir faktör haline gelmiş durumda.

Genel Olarak Değerlendirmek Gerekirse

Yapay zeka önümüzdeki dönemde isminden daha çok söz ettirecek ve İnternette en çok yararlanacağımız kavram haline gelecek. Aynı zamanda Arama Motoru Optimizasyonu için de çok büyük önem taşımaya başlayacağını söyleyebiliriz. Böylece sıralama faktörlerinin en önemlisi “insan” olacak ve insan davranışlarını anlayabilmiş olan Web siteleri, organik trafiklerini artırmaya devam edebilecekler.

Henüz zamanımız varmış gibi görünse de, şimdiden farklı senaryolar üreterek bunlara göre Web sayfalarınızda iyileştirmeler yapmaya başlamanızı tavsiye ederiz. Hem şimdiden geleceğe yatırım yapmış olursunuz hem de yapay zeka arama motorlarının en önemli parçası haline geldiğinde büyük bir rekabet avantajı kazanmış olursunuz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir