Dört ayrı veri kaynağıyla ölçtüm: yapay zekâda görünme hizmetine talep yok gibi. Oysa talep var, sadece yanlış adla aranıyor. İşte gizli talep.
Popüler Yazılar
Son Yazılar
Türkiye’de GEO Talebi Nerede Saklanıyor?

Bu hafta Semrush, kendi Google Search Console verimiz, Google Trends ve YouTube’u yan yana koydum. Türk kullanıcı yapay zekâ araçlarını benimsemiş: “chatgpt” ayda 1.000.000 aranıyor.
Ama o araçlarda görünme hizmetine talep yok gibi. “seo hizmeti” 1.600 aranırken “geo hizmeti” ölçüm eşiğinin altında; hatta hizmetin adı bile oturmamış.
Oysa talep buharlaşmadı, hâlâ “SEO” kelimesinin içine saklanmış. Bu yüzden bu sezonun işi talebi yakalamak değil, gizli talebi görünür kılmak.
Geçen hafta boş bir koltuk gösterdim size. Yapay zekâ Türkçede “en iyi hangisi” derken, cevabı besleyen bağımsız bir yerli kurum çıkmıyordu; koltuk boştu. Bu hafta o koltuğun etrafına baktım ve daha tuhaf bir şey buldum.
Klasik SEO’da işimiz bir bakıma kolaydı. Müşteri “seo hizmeti”, “seo ajansı” diye aratıyor, biz de o hazır talebin karşısına çıkıyorduk. Peki yapay zekâda görünme işini kim aratıyor? Bu soruyu tahminle değil, veriyle yanıtlamak istedim. Önce Semrush’a baktım, sonra kendi Search Console verimizle doğruladım, Google Trends’i canlı çektim, bir de YouTube tarafına baktım.
Çıkan tablo, uzun süredir sezdiğim ama kanıtlayamadığım bir şeyi gözümün önüne serdi: bir markanın en temel ihtiyacı görünmez olmuş, çünkü daha adı bile konmamış. Kahvenizi alın, bu hafta hem tabloyu hem de bu boşluğun bize açtığı işi konuşacağız.
- Ana tez: talep yok değil, hâlâ “SEO” diye aranıyor
- Tam olarak ne ölçtüm?
- Birinci tablo: kullanmak için arama var
- İkinci tablo: hizmet için arama yok
- Peki bu sadece Türkiye’ye mi özgü? ABD ve İngiltere
- Trendler ne diyor? Büyüme SEO’dan GEO’ya kaydı
- Ve asıl mesele: hizmetin adı bile oturmamış
- Talep nerede saklanıyor? “SEO”ya sığınmış
- En sağlam kanıt: kendi sayfamızın verisi
- YouTube de aynı: dalga geliyor, koltuk boş
- Neden tam da şimdi?
- Bu ne işe yarar: bu hafta atacağınız tek adım
Ana tez: talep yok değil, hâlâ “SEO” diye aranıyor
Türk kullanıcı yapay zekâ araçlarını benimsemiş, ama o araçlarda görünme hizmetini kimse o adla aramıyor. “seo hizmeti” ayda 1.600 aranırken GEO hizmet terimleri Semrush’ın ölçüm eşiğini geçemiyor; kendi hizmet sayfamızda bile “geo danışmanlığı” sorgusu 90 günde 196 gösterim alıp sıfır tık getirdi.
Üstelik hizmetin oturmuş bir adı yok: aday isimler ya aranmıyor ya başka bir markaya çarpıyor. Ama talep buharlaşmadı. Marka aynı ihtiyacı hâlâ “SEO” diye arıyor. Yani bu bir talep yakalama değil, gizli talebi görünür kılma pazarı; ihtiyacı doğru adlandıran taraf, sonraki beş yılın birincil kaynağı olur.
Tam olarak ne ölçtüm?
Yöntemi şeffaf vereyim, çünkü bir verinin namusu nasıl toplandığında saklı. Talep hacmini Semrush’tan çektim (Türkiye, ABD ve İngiltere veri tabanları, 24 Temmuz 2026); gerçek tık davranışını kendi Google Search Console verimizden okudum (stradiji.com, son 90 gün). GEO terimlerini hem İngilizce standart adlarıyla hem de Türkçe karşılıklarıyla ayrı ayrı test ettim.
“geo danışmanlığı” için canlı Türkçe SERP’e baktım, gerçekten hangi sayfalar çıkıyor diye. YouTube tarafını da vidIQ ile ölçtüm. Rakamlar çekim günündeki değerlerdir; bu bir nüfus sayımı değil, tekrarlanabilir bir sondaj. “Eşik altı” dediğimde, aracın raporlama eşiğinin altını kastediyorum, tam sıfır değil (biri hariç, ona geleceğim). Dört ayrı kaynağı bilerek birlikte kullandım; tek bir araca güvenip yanılmak istemedim, bir araç ne derse desin diğerleriyle sınadım.
Birinci tablo: kullanmak için arama var
Türk kullanıcı fena değil. Araçları çoktan günlük alışkanlığa çevirmiş, üstelik üçü de yükselişte. Semrush’ın trend verisinde “chatgpt” son bir yılın zirvesine yakın, “claude ai” son üç ayda dikleşmiş. Yani bu geçici bir merak değil, yerleşen bir davranış.
İkinci tablo: hizmet için arama yok
Şimdi aynı pazarın diğer yüzü. SEO tarafında oturmuş, ticari niyetli bir talep var. GEO tarafında ise hiçbir hizmet terimi ölçüm eşiğini geçemiyor.
| Terim (Türkiye) | Aylık arama | Niyet |
|---|---|---|
| chatgpt | 1.000.000 | Kullanım |
| seo hizmeti | 1.600 | Ticari |
| geo nedir | 390 | Merak |
| geo hizmeti | Eşik altı | Ticari |
| üretken motor optimizasyonu | Eşik altı | Ticari |
| cevap motoru optimizasyonu | Eşik altı | Ticari |
| yapay zeka seo | Eşik altı | Ticari |
Türkçe karşılıkları da denedim: “üretken/jeneratif motor optimizasyonu”, “cevap motoru optimizasyonu”, “yapay zeka seo”. Hiçbiri eşiği geçmedi. Ölçülebilen tek Türkçe GEO terimi “geo nedir” oldu: ayda 390 ve yükselişte. Ama dikkat, bu bir hizmet araması değil, bir merak araması. İnsanlar GEO’yu satın almak için değil, “bu da ne” diye öğrenmek için arıyor. Talebin doğduğu yer tam da burası: önce merak, sonra ihtiyaç, en sonunda satın alma.
Peki bu sadece Türkiye’ye mi özgü? ABD ve İngiltere
Haklı bir soru: belki dünyanın her yerinde böyledir. Değil. Aynı İngilizce terimleri üç veri tabanında da çektim.
ABD’de GEO hizmet kategorisi çoktan doğmuş. Üstelik bu kelimelerin tıklama başı maliyeti 8,90 ile 16,03 dolar arasında. Reklamveren bir kelimeye bu parayı veriyorsa, orada dönen bir hizmet pazarı var demektir. İngiltere birkaç adım geriden aynı yolda. Türkiye ise bu terimlerin hiçbirinde eşiği geçmiyor.
Dürüst olalım, bu tam bir elmayla elma kıyası değil; ABD ve İngiltere İngilizce konuşuyor, alanın İngilizce terimlerini doğal arıyor. Ama yön çok net: para ve ilgi orada çoktan masada, ve o dalga bize doğru geliyor. Ve şu kritik: İngilizcede o kelimeyi kapmak artık çok pahalı, çünkü rekabet oturdu, sıralar dolmaya başladı. Türkçede ise kelime hâlâ sahipsiz. Kategori kral olma fırsatı, tam da böyle sessiz anlarda doğar.
Trendler ne diyor? Büyüme SEO’dan GEO’ya kaydı
Sadece hacme değil, yöne de bakalım. Semrush’ın 12 aylık trendine göre ABD ve İngiltere’de klasik SEO hizmet aramaları olgunlaşmış, platoda; GEO tarafı ise dik yükselişte. Yani olgun pazarlarda talep artışı SEO’dan GEO’ya kaymış. Türkiye’de ise SEO hizmet aramaları bile büyümüyor, GEO trend çizecek hacme daha ulaşmadı.
Bir de Google Trends’i canlı çektim, çünkü herkes ona bakıyor. Hem Türkiye’de hem ABD’de “SEO” ilgisi tavanda ve istikrarlı; “generative engine optimization” ise SEO’nun yanında dümdüz bir çizgi. “Demek ABD’de de yokmuş” demeyin, buradaki incelik önemli: Trends görecelidir, her şeyi en büyük terime göre ölçekler. SEO’nun devasa gövdesi, yeni doğan sinyali eziyor.
Mutlak rakam pazarın doğduğunu söylerken, Trends sadece şunu doğruluyor: marka yeni ihtiyacını hâlâ alışkın olduğu eski kelimeyle, “SEO” diye arıyor. İki araç çelişmiyor arkadaşlar; Semrush mutlak hacmi, Trends göreli ilgiyi ölçüyor. İkisini birlikte okuyunca resim netleşiyor: pazar büyüyor, ama hâlâ SEO’nun gölgesinde.
Ve asıl mesele: hizmetin adı bile oturmamış
En çarpıcı yanı bu. “seo hizmeti”nin karşısına koyacağınız kelimenin ortak bir Türkçe adı yok, üstelik aday isimler başka anlamlara çarpıyor. “AEO” araması Türkiye’de bir giyim markasını, American Eagle’ı getiriyor. “GEO danışmanlığı” araması ise 2009’da kurulan Geo (Global Education Organization) adlı bir yurt dışı eğitim markasını; canlı SERP’te bu eğitim markası ilk sıralarda çıkıyor.
Bir hizmetin adı başka bir sektörün markasıyla çakışıyorsa, o hizmet henüz kendi kimliğini kazanmamış demektir. Müşteri, adını bilmediği bir şeyi arayamaz. Ve bu sadece bir dil sorunu değil arkadaşlar, aynı zamanda bir zamanlama sorunu. Adı konmamış bir kategoride o adı koyan ve içini dolduran ilk birkaç kişi, sonradan gelen herkesin referansı hâline geliyor.
Ama arz tarafı uyanmaya başlamış. “geo danışmanlığı” SERP’inde sekizden fazla Türk ajansı çoktan bir hizmet sayfası açmış. İki sorun var: sayfaların neredeyse tamamı düşük otoriteli ve ölçülebilir tıkları sıfır, çünkü arayan yok; bir de ilk sıraları o adaş eğitim markası bölüyor. Yani arz doğmaya başladı, talep henüz yok.
Talep nerede saklanıyor? “SEO”ya sığınmış
İşte işin kıvrak yeri. Bu talep buharlaşmadı. Aynı örüntüyü üç ayrı yerde birden görüyorum. Bir: marka doğrudan “seo ajansı”, “seo danışmanlığı” diye arıyor. İki: bu işi merak eden az sayıda kişi bile GEO’yu tek başına değil, “seo geo”, “seo and geo difference” diye SEO’ya yaslanarak arıyor; bunu kendi Search Console verimizde görüyorum. Üç: Türkçe YouTube videolarının başlıkları “SEO Öldü mü, GEO mu Geldi” diye SEO’nun dev hacmine tutunuyor.
Üçü de aynı şeyi söylüyor: yeni ihtiyaç, eski kelimenin içine sığınmış. O yüzden bizim işimiz sıfırdan bir raf açmak değil; var olan ama yanlış adlandırılan bu talebi görünür kılıp doğru rafın adını koymak. Sahada bunu sürekli yaşıyorum: marka “SEO ajansı arıyoruz” diye geliyor, biraz konuşunca asıl derdinin “ChatGPT ve Gemini bizi neden önermiyor” olduğu ortaya çıkıyor. İhtiyaç GEO, ama ağızdan çıkan kelime hâlâ SEO.
En sağlam kanıt: kendi sayfamızın verisi
Herkese “içerik koy” diyorsam, aynayı önce kendime tutmam lazım. Bizim “geo danışmanlığı” hizmet sayfamız son 90 günde 313 gösterim aldı, topu topu 3 tık; “geo danışmanlığı” sorgusunda ise 196 gösterim, tam sıfır tık. Biz bu işi yıllardır yapan, sayfası hazır bir ajansız ve yine de kimse tıklamıyor, çünkü tıklayacak kimse aramıyor.
| Sayfa / Sorgu (son 90 gün) | Gösterim | Tık | TO |
|---|---|---|---|
| “geo danışmanlığı” hizmet sayfası | 313 | 3 | %0,96 |
| “geo danışmanlığı” sorgusu | 196 | 0 | %0 |
| GEO Skor Kartı (Türkçe sayfa) | 198 | 14 | %7,07 |
Ama aynı Search Console’da çok öğretici bir kontrast var: GEO Skor Kartı aracımızın Türkçe sayfası aynı dönemde 198 gösterimde 14 tık ve %7,07 tıklama oranı yakaladı. Ders net: talebin olmadığı bir pazarda hizmet sayfası açıp beklersen aç kalırsın; insanların merak ettiği bir araç ya da bilgi koyarsan ilgi doğuyor.
İtiraf edeyim, bültenden stradiji.com’a taşıdığım başyazılar da hak ettiği görünürlüğe daha ulaşmadı; ödev bana da çıkıyor. Ama bu veri bana yol da gösteriyor. Demek ki enerjimi hizmet sayfasını süslemeye değil, insanların işine yarayan araçları ve net cevapları çoğaltmaya vermeliyim; GEO Skor Kartı çalıştıysa, benzerini üretmeliyim. Talebin olmadığı yerde satış değil, önce fayda. Bu bültende yazdığım her şeyi önce kendi verimle sınıyorum, önümüzdeki haftalarda bunun hesabını da size vereceğim.
YouTube de aynı: dalga geliyor, koltuk boş
Video tarafı da aynı hikâyeyi anlatıyor. vidIQ verisine göre “generative engine optimization” YouTube’da küresel olarak ayda yaklaşık 87.800 aranıyor; Türkiye’nin payı 2.926 ve Türkiye ilk pazarlar arasında bile değil.
| “generative engine optimization” (YouTube) | Aylık arama |
|---|---|
| Küresel | ~87.800 |
| Türkiye | 2.926 |
İngilizce, hatta Almanca ve Endonezyaca GEO videoları 100–200 bin izlenmedeyken Türkçe olanlar birkaç yüz ile birkaç bin arasında kalıyor. Başlıkları da yine SEO’ya yaslanıyor.
İçerik dalgası dünyada çoktan kırıldı, bize tam ulaşmadı; ulaştığında Türkçe koltuk hâlâ boş olacak, ilk oturan da kalıcı olacak. YouTube kanalımda Türkçe GEO içeriğini bu yüzden artırıyorum: talep düşükken doğru çerçeveyle üretilen video, dalga vurduğunda birincil kaynak oluyor.
Neden tam da şimdi?
Çünkü aramanın kendisi değişiyor. Google’ın arama yöneticisi Liz Reid, aramanın tek seferlik bir sorgudan kalıcı, otonom bir göreve dönüştüğünü anlatıyor. Ve Fransa 22 Temmuz’da AI Mode’a geçti, hem de duyurulan takvimden iki ay önce. İngilizce dışı pazarlara yayılım hızlanıyor; Türkçe kapı yaklaşıyor. Talep Türkiye’de daha doğmamışken kategoriye girmek bir lüks değil, bir zamanlama avantajı.
Şunu da ekleyeyim arkadaşlar: her büyük değişimde iki grup olur. Bir grup panikler, “SEO öldü mü” diye dövünür; diğer grup “peki bu ne işe yarar, ben nasıl konumlanırım” diye sorar. Dört yıldır bu bülteni yazarken gördüğüm tek şey şu: ikinci grup her seferinde kazandı. Bu sefer de öyle olacak.
Bu ne işe yarar: bu hafta atacağınız tek adım
Bu tablonun iki okuması var, ikisi de bizim işimiz.
Ajanssanız ya da danışmansanız
Bir “yapay zekâda görünme” hizmet sayfası açın ama boş bir tabela olmasın. Üstüne kendi kanıtınızı koyun: hangi markayı hangi motorda göründürdünüz, hangi sorguda kaynak oldunuz, ekran görüntüsüyle.
Sekiz ajansın sayfası tıksız duruyor çünkü hepsi aynı genel vaadi tekrarlıyor. Kanıtı olan tek sayfa, kategoriyi tanımlayan sayfa olur.
Bir de bu işe kendi net adınızı koyun ve tekrar tekrar kullanın; kategoriyi ilk adlandıran, zihinlerde onun sahibi olur. İngilizcede “generative engine optimization” kelimesini birkaç ajans tam da böyle sahiplendi, Türkçede o koltuk hâlâ boş.
İşletmeyseniz
Kendi sektörünüzde insanların yapay zekâya soracağı tek bir “en iyi” ya da “nasıl” sorusu seçin. O sorunun net, kendi kendine yeten cevabını, sayı ve tarihle, ilgili sayfanızın en üstüne koyun. Rakibiniz bu soruyu daha aramıyorken siz cevabı yayımlayın.
Somutlaştırayım: diyelim ki tamamlayıcı sağlık sigortası satıyorsunuz. “İstanbul’da tamamlayıcı sağlık sigortası nasıl seçilir” sorusunun net cevabını, kendi verinizle ve güncel tarihle sayfanızın en üstüne koyun.
Yapay zekâ o soruya cevap ararken önüne çıkacak birkaç Türkçe kaynaktan biri siz olun. Ve kategoriyi anlatırken GEO’yu SEO’nun karşısına değil, tam yanına koyun; bir kopuş değil, bir evrim olarak anlatın.










